(The Turkish Post) – Kamuoyunda “etki ajanlığı” olarak bilinen düzenlemenin de yer aldığı torba yasa teklifi, hafta içi TBMM Adalet Komisyonu’nda kabul edildi. Teklifin önümüzdeki günlerde Genel Kurul’da görüşülmesi bekleniyor. Söz konusu teklifin 16. maddesine göre, Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) yapılan değişiklikle casuslukla ilgili yeni bir suç literatüre girecek.
‘Etki ajanlığı’ düzenlemesinin suistimale açık olduğunu dile getiren sivil toplum kuruluşları (STK), muğlak ifadeler dolayısıyla herkesin casuslukla suçlanabilmesinin önünün açılacağına dikkat çekti. Yasa teklifinde yer alan ‘stratejik çıkar’, ‘talimat’, ‘organizasyon’ ve ‘devletin iç veya dış siyasi yararları’ gibi kavramların belirsiz oluşuna vurgu yapıldı.
Yasanın yürürlüğü girmesi halinde insan hakları savunucuları, gazeteciler, akademisyenler ve sivil toplum örgütlerinin meşru faaliyetleri nedeniyle hedef alınabileceği belirtildi.
AJANLIĞIN KAPSAMI GENİŞLEDİ
Türk Ceza Kanunu’na eklenmek üzere 2023’te 9. Yargı Paketi kapsamında gündeme gelen ‘etki ajanlığı’ yasa tasarısının hedefi, iç ve dış güvenliğe yönelik tehditlere karşı önlem almaktı. Düzenleme casusluk ve ajanlık tanımının kapsamını genişletip, muğlak ifadeler içerdiği için gazeteciler ve sivil toplum örgütleri ‘ifade özgürlüğünü korumak’ amacıyla düzenlemeye karşı ortak bildiri yayımladı. Gazeteciler bu tür düzenlemenin kendilerini “etki ajanı” olarak yaftalanma tehdidi altında bırakacağını ve halkın doğru bilgiye erişimini engelleyeceğini savundu.
MUĞLAK VE SUİSTİMALE AÇIK
İlk kez gündeme geldiğinde ortaya çıkan tepkiler üzerine geri çekilen yasa teklifi yeniden düzenlenerek tekrar Meclis Adalet Komisyonu’ndan geçirildi. Ancak 23 maddelik yasa teklifine eklenen yeni tanımlarda da hangi fiillerin suç teşkil ettiğine ilişkin açık ve net kriterler ortaya konulmadı. Milletvekillerini teklife ret oyu vermeye çağıran ve aralarında Çağdaş Gazeteciler Derneği, DİSK Basın-İş, İnsan Hakları Derneği ve Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın da bulunduğu 37 sendika, dernek ve vakfın bulunduğu STK’lar diğer sivil toplum örgütlerini de imza kampanyasına destek olmaya çağırdı.
“HER TÜRLÜ ZORBALIK İÇİN MÜSAİT”
DEVA Partisi İstanbul Milletvekili Mustafa Yeneroğlu “Kanun teklifi, yoğun eleştiriler üzerine gündeme alınmayan önerinin biraz değiştirilmiş hali. Kuvvetler ayrılığı, yargı bağımsızlığı, AYM ve AİHM içtihatlarının geçerliliği olmadıktan sonra kanunlar istenilen her zorbalık için müsaittir” dedi.
NE İÇERİYOR?
TCK’nın “Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk” bölümüne eklenecek maddede “Devlet güvenliği veya iç ve dış siyasal yararları aleyhine yabancı bir devlet veya organizasyonun stratejik çıkarları ya da talimatı doğrultusunda suç işleyenler hakkında 3 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası verilir” ifadeleri kullanıldı. Eylem “savaş sırasında veya askeri hareketleri tehlikeye sokacak bir süreçte işlenmiş” ise, bu ceza 8 yıldan 12 yıla kadar çıkabilecek. Mayıs ayında gündeme gelen ancak tepkiler sonrası vazgeçilen teklifin ilk halinde “Türk vatandaşları veya kurum ve kuruluşları ya da Türkiye’de bulunan yabancılar hakkında araştırma yapan veya yaptıranlar” ifadesi mevcutta yer almadı.
GAZETECİLER ETKİLENİR
AK Parti düzenlemeyi “Yeni tip ajanlığa karşı daha etkin mücadele” diye savunurken muhalefet ve sivil toplum örgütleri “Yeni bir cadı avı başlatılacak” görüşünde. CHP Grup Başkanvekili Murat Emir “Buna benzer uygulamalar, sadece Rusya’da var. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Putin’in izinden gidiyor. Batılı analistler, kanunu, Putin’in muhalefeti engelleme girişimi olarak adlandırdı ki öyle de oldu” eleştirisinde bulundu.























