(The Turkish Post) – ESAT AYTAN
İnsanın iç dünyasına ayna tutabilir misiniz?
Derin bir anlam taşıyan gözlerle bakabilir misiniz?
İncitmeden, duygularının mahremiyetine sadık kalarak, duygusal gözyaşlarınızla sarılabilir misiniz?
Hayat, sadece elde ettiğiniz şeylerden oluşan bir kavram değildir. Başkalarına ilham verdiğiniz, başkalarından ilham aldığınız mucize bir armağandır. Hepimiz, birbirimizden farksız, aynı gökyüzü altında bir arada yaşayan, eşsiz varlıklarızdır.
Mutluluk, kendimizi keşfetmişliğin tarifi olmayan duygusal yansımasıdır. İçimizde bir yerlerde saklı tuttuğumuz hüzünlerimiz, nadiren de olsa, bir çift gözün derinliklerinden bize bir ışık tutar. Kaybolmayız böylesi gözlerde. Yeniden keşfederiz kendimizi.
Bu yüzden, hayattan ümidini kesmiş, hiç umut olmadığını düşünen ve tekrar başlamak için ayağa kalkmaya cesaret edemeyen, türlü sebeplerle içine kapanmış her insan, hayattan ilham almayı yeniden hak eder. Aktif bir sabırla, pozitif kalmış her insan, ilhamı hak eden bir insanın kalbine dokunur. Gönüldaşı olur.
Hayatı, yaşadığımız anların tek renkliliğinden ibaret görmemeli ve kendi zaman sarmalımızda bir başımıza kucaklamamalıyız. Yaşadığımız anlara düşen her yağmur tanesi içerisinde saklı renkleri, bir başka hayata gökkuşağı olması için taşımamız gerektiğinin farkında olmalıyız.
Gelin, bundan sonraki süreçte birbirimize ayna tutalım. Yansımamızdan düşen bir gölge içerisinde yalnız kalmayalım. Kalbimizin kuytu köşelerinde saklı kalmış duygularımızı, bir çift gözün nurlu parıltısında yeniden keşfedelim. Keşfetmeleri için, insanlara gönül dünyamızın pencerelerini, hep açık tutmaya özen gösterelim.
Cümlelerin yetim, kelimelerin öksüz kaldığı yerlerde, zamandan bağımsız, aynı sonsuzlukta birbirimize kavuşacağımızın ümidiyle, huzurla birbirimize sarılacağımız anlara, birlikteliğin gözyaşlarını armağan edelim.
Huzur ikliminin ihtiyaç duyduğu renkleri, şimdiden, insanca, insana armağan edelim.























