(The Turkish Post) – ESAT AYTAN
…kendini keşfettiğin yerde mutlusundur. Yalnız kalmış olman, tek başına kaldığın anlamına gelmez. Çoğu zaman, kalabalıklar içinde, yalnızlığa yürür insan. Kalabalıklar, ne düşündüğünü, ne hissettiğini anlamaz hiçbir zaman. Umursamadıklarını anladığın vakitte, hep yalnız kaldığını anlayacaksın. İşte o zaman, anılar canlanacaktır ufkunda…
…zamandan ayrışmış, bedenin kalsa da gerinde, ruhunla yürüyeceksin. Yürüdükçe, geçeceğine inanacaksın. İnandığın için, durmaksızın yürüyecek, koşmaya başlayacaksın. Soluklanacaksın elbet. Bir çınar gölgesinde, derin derin nefesler alacaksın. Ruhuna, en sevdiğin şarkılardan meltemler esecektir. Kalbin, yerinden fırlatacaktır seni. Durmaman gerektiğini hatırlayacaksın. Kendini olmadığın bir yerde bulamayacağını idrak edeceksin.
Buğulaşacak gözlerin. Ruhunu, ufuklara yolcu edeceksin. Yalnızlığın, ne güzel olduğunu o zaman hissedeceksin. Sonra, adını bilmediğin bir sokakta, yürüdüğünü göreceksin. Ayak izlerinde, nurdan gözyaşlarını keşfedeceksin. Kendin gibi olmadığın zamanlara, acıyarak bakacak, bir daha asla dönmeyeceksin. Kendini, keşfettiğin yerde kalacaksın. Kördüğüm şeklinde, boğazına düğümlenirken öksüz şeyler, içinden bir ses duyacaksın. “Kalmalısın kendinle.”
Çünkü, …konuşmak isteyip, konuşamayanların sığınağı olacaksın. Ben buradayım, demenin en sessiz halini yaşayacaksın. İhtiyacı olduğu için değil de, ihtiyacın olduğu için beklediğini fark ettireceksin. Seninle, yeniden konuşmak için beklemekteydim, diyecek ve kalp kalbe yeniden sarılacaksın. Acıyı, dünyaları yakan bir mahzun kalbin akıttığı gözyaşlarında yeniden hissedeceksin.
Her şey, susmaya mecbur kalacak. Hiçbir cümlede, bir araya gelecek harflerin hiç birinde, bu duyguyu bir daha tadamayacağını anlayacaksın. Yalnız olmadığını, yeniden yaşayacaksın. Susacak, sarılacak ve yeniden ağlayacaksın. Kalbine huzurdan bir iklim, gözlerine nurdan yaşlar aktığını tekrar tekrar hissedeceksin.
























