(The Turkish Post) – ESAT AYTAN
Eğitimin nihai hedefi üzerine düşündüğümüzde çoğu zaman benzer sorularla karşılaşırız:
“Doktor mu olacak?”, “Mühendis mi?”, “Hangi liseyi, hangi üniversiteyi kazanacak?”
Bu sorular tanıdık gelmektedir. Çoğunlukla iyi niyetlidir. Çocuğu belli bir hedef doğrultusunda çalıştırmak ve akademik başarısına odaklanarak, geleceğini inşa etmeye yöneliktir. Çocuğun bu hedeflerine varması hususunda, hemen her ebeveyn hiçbir maddi fedakârlıktan kaçınmamakta, özveride bulunmaktadır. Ancak asıl önemli olanı, sorulacak soruyu çoğu zaman gözden kaçırırız:
“Bu çocuk nasıl bir insan olacak?”
Günümüz eğitim dünyasında başarı, çoğu zaman sınav sonuçlarıyla, diplomalarla ve kariyer basamaklarıyla ölçülüyor. Oysa hayat, yalnızca mesleklerden ibaret değildir. Hayat; değerlerle, tutumlarla, vicdanla, sorumlulukla ve insan olma bilinciyle anlam kazanır. Gerek ferdi, gerekse toplum nazarında duyarlı insanların varlığı, bir milletin geleceğinin teminatı noktasında da büyük önem arz ettiği göz ardı edilmemelidir. Eğitim de tam olarak burada devreye girer.
Eğitim: Sadece Bilgi Değil, Bir Karakter İnşasıdır
Gerçek eğitim; bireyin zihnini geliştirirken kalbini ihmal etmeyen, akademik kazanımlar kadar ahlaki duruşu da önemseyen bir süreçtir. Bilgili ama merhametsiz, başarılı ama adaletsiz, zeki ama sorumsuz bireyler yetiştirmek; toplumun geleceğini sağlam temeller üzerine inşa etmek anlamına gelmez. Erdemli bir karakter; dürüstlük, saygı, duygudaşlık, çalışkanlık ve sorumluluk gibi değerlerle şekillenir. Bu değerler, ders kitaplarının satır aralarında değil; öğretmenin tutumunda, okul ikliminde ve en önemlisi ailede yaşatılarak kazandırılır.
Velilere Düşen Büyük Sorumluluk
Çocuklarınızın ilk öğretmeni sizlersiniz. Onlara söylediğiniz sözlerden, verdiğiniz nasihatlerden çok, sözlerinizin ve davranışlarınızın tutarlılığı, sergilediğiniz davranışlar zihinlerinde iz bırakacaktır. Başarıyı sadece notlarla ölçtüğünüzde, çocuk farkında olmadan “değerli olmanın” şartlı olduğunu öğrenir. Oysa bir çocuğun en çok ihtiyaç duyduğu şey; koşulsuz kabul, karşılıksız sevgi ve sağlıklı bir rehberliktir. Çocuğunuza şunu hissettirin:
“Başarılı olmanı isterim ama her şeyden önce iyi, dürüst ve sorumluluk sahibi bir insan olmanı önemsiyorum.” Bu mesaj, bir çocuğun omuzlarındaki yükü hafifletir ve onu içsel motivasyonla çalışmaya yönlendirir. Çünkü gerçek başarı; başkalarını geçmek değil, kendinin en iyi hâline ulaşma çabasıdır.
Sevgili Öğrenciler, Bu Yolculuk Sizin
Hayat uzun bir yolculuktan ibarettir. Bu yolculukta, elbette karşınıza sınavlar çıkacaktır. Ancak unutmayın; bu sınavların hepsi kâğıt üzerinde olmayacaktır. Bazen dürüstlükle – çıkar arasında, bazen pes etmekle devam etmek arasında, bazen de “ben” ile “biz” arasında kalacaksınız. İşte o anlarda sizi siz yapan şey; aldığınız puanlar değil, sahip olduğunuz değerler olacaktır.
Kendinize şu soruyu sormaktan çekinmeyin:
“Ben nasıl bir insan olmak istiyorum?”
Bu sorunun cevabı; sizi hayatta doğru yönlere götüren bir pusula olacaktır.
Çalışkan olun, hedef belirleyin, hayal kurun. Ama aynı zamanda vicdanınızı, merhametinizi ve adalet duygunuzu da besleyin. Çünkü akademik başarı, karakterle birleştiğinde anlamlı ve kalıcıdır.
Okul: Hayata Hazırlayan Bir Yaşam Alanı
Okullar sadece ders anlatılan mekânlar değildir. Okullar; bireyin kendini tanıdığı, sosyal ilişkiler kurmayı öğrendiği, hata yaparak geliştiği ve hayata hazırlandığı ortamlardır. Bu nedenle eğitim anlayışı; “ne kadar biliyor?” sorusundan çok, “bildiğiyle ne yapıyor?” sorusunu merkeze almalıdır.
Öğrencinin akademik gelişimi kadar; duygusal, sosyal ve ahlaki gelişimi de desteklenmelidir. Çünkü dengeli bir eğitim, dengeli bireyler yetiştirir.
Bugünün çocukları, yarının dünyasını inşa edecektir. Bu dünyada sadece başarılı meslek sahiplerine değil; vicdanlı liderlere, adil yöneticilere, duyarlı bilim insanlarına ve erdemli bireylere ihtiyaç vardır.
Bu nedenle eğitimde pusulamız net olmalı:
“Ne olacaksın?” sorusu elbette önemli.
Ama “Nasıl bir insan olacaksın?” sorusu her şeyden daha kıymetli.
Unutmayalım:
İyi bir insan olmak, en büyük başarıdır.
























