(The Turkish Post) – ESAT AYTAN
Bekliyorum…
Kalbinin attığını hissedeceğin…
Dilinin, yürekten pınarlar akıttığını duyacağın…
Sesinle, hoş bir nağme olarak gönüllerde saklanacağın..
Adımlarınla, meçhul kaldığın sokaklardan aydınlığa varacağın…
Hüznün saf halini, gülüşlerinin yansımasına armağan edeceğin…
… bir tanıdık yerdeyim.
Hüznümle birlikte, beklemedeyim…
Anlatamam şimdi…
İçim dolar, taşar gözlerim…
Yaşatmak adına, aktif bir sabır vaktine sığındım…
Korkma!
Kalabalıklar içinde, yalnız sen değilsin kalan…
Kanar durur hatıralar…
… ve gözümde canlanır, en güzel yıllar…
Belki…
Beşinci Mevsim de kavuşmalar…
Yoksa…
Düğümlenip kaldın mı?
Meçhul zamanların, kimliksizi mi oldun?
Bedenin hızla akarken kayboluşlara…
Ruhunun gözyaşı döktüğünü mü unuttun?
Sol yanında eksiklik…
İçinde burukluklar…
Sisli gözlerinde, yağmur bulutlar…
Sessizce ağladığın, karanlıklara sığınmışsın…
Kaderin kudretli sahibi, izin verdiyse eğer…
Bulunduğun geceden, sabahın nuruna çıkacaksın…
Bekliyorum…
Hatırlatmak istedim…
Beşinci Mevsim’de…
Elbet kavuşur ruhlar…























