(The Turkish Post) – Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Ekonomimiz 21 çeyrektir kesintisiz sürdürdüğü büyüme trendini 2025’in 3. çeyreğinde de devam ettirmiştir.” dedi. Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, grup toplantısının ülke, millet ve demokrasi için hayırlara vesile olması temennisinde bulundu.
Vefat eden 26. ve 27. Dönem AK Parti Giresun Milletvekili Cemal Öztürk’e yüce Allah’tan rahmet ve mağfiret niyaz eden Erdoğan, Cemal Öztürk’ü hep nezaketi, çalışkanlığı, tevazulu ve memleketi için çarpan samimi kalbiyle hayırlı hatırlayıp, hayırlar yad edeceklerini söyledi.
Cemal Öztürk’ün ailesine, yakınlarına, Giresunlulara ve AK Parti teşkilatına başsağlığı dileyen Erdoğan, salondakilerle Öztürk’ün ruhu için Fatiha Suresi’ni okudu.
Ekonomide yılın 3. çeyrek verilerinin geçen aydan itibaren açıklanmaya başladığını aktaran Erdoğan, şöyle konuştu:
“Kasım ayının ilk günlerinde yılın 9 ayına dair turizm istatistikleri TÜİK tarafından milletimizle paylaşılmıştı. Buna göre, 2025 yılının 9 ayında ülkemizi ziyaret eden kişi sayısı, geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 1,6 artarak, 49 milyon 993 bine çıkmıştı. Turizm gelirlerinde ilk 3 çeyrekte 50 milyar doları yakalamıştık. Böylece tüm zamanların üç çeyrek rekorunu kırmıştık. Pazartesi günü açıklanan büyüme rakamları da oldukça müspet geldi. Ekonomimiz 21 çeyrektir kesintisiz sürdürdüğü büyüme trendini 2025’in 3. çeyreğinde de devam ettirmiştir. Türkiye ekonomisi 3. çeyrekte yıllık bazda yüzde 3,7 büyüyerek istikrarlı seyrini korumuştur. Bu oranla OECD ülkeleri arasında 4’üncü olduk. G20 ülkeleri arasında da 5’inci sırada yer aldık. Tarımda zirai don ve kuraklık kaynaklı hiç arzu etmediğimiz bir küçülme yaşadık. İnşallah bu yıl yağışların da bol ve bereketli olmasıyla tarımın toparlanmasını bekliyoruz. Makine ve teçhizat yatırımlarındaki artış ise üretime ilişkin umutlarımızı daha da güçlendirmiştir. Yıllıklandırılmış milli gelirimiz 1,5 trilyon doları aşmıştır. Büyüme rakamlarımız milletimiz için hayırlı uğurlu olsun.”
“Hedef, terör belasına son vererek Türk ekonomisini şahlandırmak”
Erdoğan, Türkiye’nin risk primindeki düşüşe dikkati çekerek, Türkiye’nin kredi risk priminin (CDS) 233 baz puana gerileyerek son 7 yılın en düşük seviyesine indiğini vurguladı.
Kasım ayı enflasyon rakamlarının bugün açıklandığını anımsatan Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Orada da umutlarımızı artıran bir tabloyla karşılaştık. Buna göre, kasım ayı enflasyonumuz 0,87 geldi. Temel mal enflasyonu yüzde 18’ler seviyesine indi. Hizmet enflasyonundaki düşüş ise sürüyor. Deprem konutları ve sosyal konut projelerimizde birlikte kira enflasyonunda hızlı bir gerileme bekliyoruz. Bu güzel haberlerin de ülkemize, milletimize hayırlı olmasını diliyorum. Her zaman söylediğim gibi Türkiye’nin hedefi, rotası, izleyeceği güzergah bellidir. Bu hedef, 86 milyonun tamamının refahını kalıcı biçimde artırmaktır. Bu hedef, 2028 yılında 1,9 trilyon dolarlık bir ekonomik büyüklüğe ulaşmaktır. Bu hedef, gelecek 3 yıl içinde mal ihracatımızı 375 milyar dolara çıkarmaktır. Bu hedef, yine 3 yıl sonra turizmde 100 milyar dolar gelir elde etmektir. Bu hedef, ülkemize 2 trilyon dolar maliyeti olan terör belasına son vererek Türk ekonomisini şahlandırmaktır.”
“Hedeflerimizden kopmadık ve kopmuyoruz”
“Bölgemizdeki sıcak çatışmalara, küresel ekonomideki belirsizliklere, gümrük tarifeleri üzerinden alevlenen ticaret savaşlarına Türkiye’nin önünü kesmek için türlü oyunlar çeviren melun ve meyus odaklara rağmen hamdolsun hedeflerimizden kopmadık ve kopmuyoruz” diyen Erdoğan, “Bizi cesur kılan, bizi her türlü badire karşısında güçlü ve dirençli kılan işte budur. Hedeflerimize ulaşacağımıza olan sarsılmaz inancımızdır.” dedi.
Ekonomi başta olmak üzere her alanda daha aydınlık bir Türkiye’ye hep beraber ulaşacaklarını dile getiren Erdoğan, “Bu ülkeye yeni bedeller ödetmeyecek, bedel ödetmek isteyenlere de geçit vermeyeceğiz. Suyu bulandırıp bulanık suda sazan avına çıkanların oyunlarına gelmeyeceğiz.” ifadelerini kullandı.
“KOBİ’lerimize çalışan başına verdiğimiz desteği 3 bin 500 liraya yükseltiyoruz”
Ekonomide rakamların, oranların ve karşılaştırmaların önemli olduğunu ama asıl önemlisinin 86 milyonun topyekun düşüncesi, fikri ve kanaati olduğunu belirten Erdoğan, şöyle devam etti:
“Asıl olan esnafın, tüccarın, emeklinin, emekçinin ne dediği ne hissettiğidir. Bu süreçte sadece rakamlara, sadece oranlara bakmıyor, çarşıya, pazara, esnafa, tüccara, reel sektörün kalbinin attığı sanayi bölgelerimize de kulak veriyoruz. Reel sektörden gelen talep ve şikayetleri daima dikkatle dinledik. Bugün de hissiyatımız en üst seviyededir. Kabine toplantımız sonrasında KOBİ’lerimizle ilgili yeni bir müjdemizi paylaştık. Geçen yıl emek yoğun üretim yapan tekstil, hazır giyim, deri ve mobilya sektörlerinde başlattığımız koruma programını devam ettiriyoruz. İstihdamını koruyan KOBİ’lerimize çalışan başına verdiğimiz aylık 2 bin 500 liralık desteği, 2026 senesinde 3 bin 500 liraya yükseltiyoruz. Büyük ölçekli firmalarımızı da dahil edeceğimiz yeni programla 1 milyon 100 bin istihdamı koruyacak emekçi ve sanayicimizin yanında olacağız. Yeni programımızın ekonomimize hayırlı olmasını diliyorum.”
“Zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapan mevcut düzenin sürdürülebilir olmadığının altını her zeminde çiziyoruz”
Erdoğan, uluslararası ilişkilerde oldukça yoğun mesai gerçekleştirdiklerini belirtti.
Güney Afrika’da düzenlenen G20 Liderler Zirvesi kapsamında önemli temaslarda bulunduklarını ifade eden Erdoğan, G20 ülkelerinin dünya ekonomisinin yüzde 85’ini, nüfusunun ise üçte ikisini temsil ettiğini aktardı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, G20 ülkelerinin, iktisadi güçleri, dünya siyasetindeki ağırlıklarıyla küresel sorunlara çözüm arayışında ön plana çıktığını vurguladı.
G20’nin aktif üyelerinden biri olan Türkiye’nin, çalışmalara gereken desteği verdiğini dile getiren Erdoğan, 2015’deki “Dönem Başkanlığı” sırasında düşük gelirli ülkelerin sesi olduklarını, Johannesburg Zirvesi’nde de “Daha adil bir dünya mümkün” şiarıyla küresel sistemin yapılandırılmasına olan ihtiyacı dile getirdiklerini anlattı.
Erdoğan, dünya genelinde her 10 kişiden birinin hala aşırı yoksullukla mücadele ettiğinin altını çizerek, “Dünyanın bir çok ülkesine gittiğimizde şu ibretlik manzarayla sık sık karşılaşıyoruz, bir yanda dünyanın en pahalı markalarıyla arzı endam eden bir avuç elit varken, diğer yanda günlük bir dolar gelirle hayata tutunmaya çalışan milyonları görüyoruz. Zengini daha zengin, fakiri daha fakir yapan mevcut düzenin sürdürülebilir olmadığının altını her zeminde çiziyoruz.” diye konuştu.
G20 Zirvesi’ndeki mesajlarının Afrikalılar nezdinde memnuniyetle karşılandığını belirten Erdoğan, Türkiye’nin uluslararası platformlardaki dik ve dirayetli duruşuyla daha fazla takdir topladığını, çağrılarının daha fazla makes bulduğunu, bunda son 20 yılda Afrika’yla ilişkilerin geliştirilmesinin büyük payı olduğunu ifade etti.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, son 20 yılda Afrika’daki büyük elçiliklerin sayısının 12’den 44’e çıkarıldığını, Afrika ülkelerinin Ankara’daki temsilciliklerinin ise 10’dan 38’e yükseldiğini bildirdi.
“KIZILELMA, havadan havaya görüş ötesi hedefi vurabilen ilk insansız savaş uçağı oldu”
Erdoğan, Namık Kemal’in Hürriyet Kasidesi’nden bir bölümü okuyarak, “Günümüz Türkçesiyle ifade edecek olursak, ‘Kendini insan bilenler, halka hizmetten usanmaz. Mert olanlar, ezilenlere yardımdan el çekmez.'” ifadelerini kullandı.
Gelecek nesillere, devraldıklarından daha ileri bir ekonomi, daha güçlü bir demokrasi, daha caydırıcı bir savunma sanayi, daha itibarlı bir dış politika, daha iyi hizmet üreten bürokrasi teslim etmek amacıyla dur durak bilmeden çalıştıklarının altını çizen Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:
“İstiyoruz ki, yarın veya ertesi gün değil, bizden 40-50 sene hatta bir asır sonra bile hayırla, şükranla, minnetle yad edilen eserler bırakalım. İstiyoruz ki, çocuklarımıza her alanda müreffeh ve muzaffer bir ülke emanet edelim. İstiyoruz ki, gençlerimize demokrasi standartları, hukuk standartları yaşam standartları çok yüksek bir Türkiye teslim edelim. İstiyoruz ki, yıllardır halının altına süpürülmüş sorunları çözelim ‘Türkiye Yüzyılı’nın inşasının önündeki büyük, küçük bütün engelleri kaldıralım. Bizim yegane niyetimiz budur. Bizim siyasette varlık gayemiz budur.”
Cumhurbaşkanı Erdoğan, geçen günlerde savunma sanayinde küresel bir başarıya daha imza attıklarını söyleyerek, “KIZILELMA adını verdiğimiz insansız savaş uçağımız, Murat isimli radarımızla tespit edilen bir savaş uçağını GÖKDOĞAN isimli füzemizle havadan havaya tam isabetle vurmayı başardı. Böylece KIZILELMA, havadan havaya görüş ötesi hedefi vurabilen ilk insansız savaş uçağı oldu. Türkiye, hava savunmasında çok stratejik bir imkana sahip olma yolunda ciddi bir üstünlük elde etti. Milletimize bu gururu yaşatan tüm kurumlarımıza, bilim insanlarımıza, çalışanlara ve özel sektörümüze ülkem ve milletim adına buradan samimi tebriklerimi iletiyorum.” ifadelerini kullandı.
Bu testlerin Sinop’ta yapıldığını ve küresel başarıya bu şehirde ulaşıldığını belirten Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Biliyorsunuz CHP Genel Başkanı, bu testleri, ‘Sinop’ta balıklar rahatsız oluyor’ diyerek eleştirmişti. Biz ona yine Sinoplu Diyojen’in meşhur sözüyle cevap verelim, ‘gölge etme başka ihsan istemez.’ Siz gidin kurultay üstüne kurultay yapın. Siz gidin kendi iç meselelerinizle uğraşın. Siz gidin gırtlağınıza kadar battığınız pisliklerden arının. Siz gidin önce içinizdeki yolsuzluk yapanları ayıklayın. Bize gölge etmeyin o bize yeter. Şimdi çıkmış, artık ismini bile duymaya tahammül edemedikleri selefi Kılıçdaroğlu gibi birilerini ‘cellat’ olmakla itham ediyor. Neymiş, DEM Parti’nin terörsüz Türkiye sürecine katkı vermesi Stockholm Sendromuymuş, yani celladına aşık olmakmış. Yahu insanda biraz utanma olur, mahcubiyet olur. Hadi Türkiye’yi bilmiyorsun. Hadi dış politikadan haberin yok. Hadi ekonomide elifi görsen mertek zannedersin. İnsan bari kendi geçmişini bilir, kendi kara sicilini bilir.
Şimdi bu beyefendiye sormak lazım. Ya sen ömrün boyunca hiç mi CHP’nin utanç lekeleriyle dolu tarihini okumadın? Tek parti faşizminin bu millete neler yaşattığını hiç mi öğrenmedin? Sen kimin cellat, kimin mağdur olduğunu bilmiyor olabilirsin ama benim Kürt kardeşim kimin cellat olduğunu çok iyi bilir. Şurada, Ulus Meydanı’nda İstiklal Mahkemelerinde alelacele kararlar alıp darağaçlarında iskemleyi kimin devirdiğini milletim gayet iyi bilir. Merhum Menderes’i, Polatkan’ı Zorlu’yu adım adım darağacına kimin taşıdığını milletim bilir. Şimdi ardından timsah gözyaşları döktükleri Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının idamlarına kimin sessiz kalarak onay verdiğini benim milletim çok iyi bilir. Terörle mücadele adı altında Tunceli’den başlayarak bizim dönemimize kadar Kürt kardeşlerimizin kanını kimin döktüğünü benim milletim çok iyi bilir. Sayın Özel hedef saptırmasın. Kendini boşu boşuna hiç yormasın. Eğer cesareti varsa ve bir cellat görmek istiyorsa aynaya baksın. Kendi tarihine baksın. CHP’nin geçmişine baksın. Celladı orada zaten görecektir.”
“MHP Genel Başkanı Sayın Bahçeli’yi hedef alan dünkü açıklamaları asla tasvip etmediğimizi ifade etmek isterim”
Erdoğan, “Terörsüz Türkiye” süreciyle Türkiye’nin yarım asırlık bir beladan, sorundan, musibetten tamamen kurtulması için çaba gösterdiklerini, Cumhur İttifakı’nın bütün mücadelesinin bunun için olduğunu söyledi.
Kürdistan Demokrat Partisi Başkanı Mesut Barzani’nin ofisinden MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin sözlerine yönelik yapılan açıklamayı eleştiren Erdoğan, “İttifak ortağımız MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’yi hedef alan dünkü saygısız ve hadsiz açıklamaları asla tasvip etmediğimizi, kabul edilemez bulduğumuzu burada ifade etmek isterim.” sözlerini sarf etti.
Gerek Parti Sözcüsü Ömer Çelik’in gerekse Dışişleri Bakanlığının konuya dair rahatsızlıkları açıkça dile getirdiğini, gerekli diplomatik adımların atıldığını, izahat yapılmasının istendiğini belirten Erdoğan, “Bu vahim hatadan bir an önce dönülmeli ve düzeltilmelidir.” değerlendirmesinde bulundu.
Bundan sonra “Terörsüz Türkiye” sürecinin biraz daha ivme kazanmasını ümit ettiklerini dile getiren Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“İyimser konuşurken 23 yıllık tecrübelerimizin ışığında elbette şu riskleri de göz ardı etmiyoruz, hedefe yaklaştıkça istismar mekanizmaları daha fazla devreye girecek. Terör bitince işsiz kalacak olanlar, bunu engellemek için daha fazla mesai yapacak. Türkiye’nin bu paslı prangadan kurtulmasını istemeyenler son ana kadar vazgeçmeyecek. Bunların tamamının farkındayız ve hepsine de hazırlıklıyız. İnancım ve samimi duam odur ki sorunları çözmek amacıyla milletimizin Gazi Meclisimize gönderdiği bütün milletvekillerimiz, hayati önemi haiz bu konuda bizimle aynı hissiyatı paylaşır, aynı hedefe yürür. Özellikle tarihi bir sorumluluk üstlenen Komisyonumuzun şimdiye kadar başarıyla yürüttüğü çalışmalarını bundan sonra da milletin ve memleketin menfaatlerini önceleyen bir anlayışla tekemmül ettireceğine inanıyorum. AK Parti olarak biz bugüne kadar olduğu gibi sorumluluk almaya, yapıcı ve ön açıcı olmaya devam edeceğiz.”























