(The Turkish Post) – Orta Doğu’yu sarsan askeri operasyonlar zincirinde, İsrail ve ABD’nin sadece fiziki hedefleri değil, İran’ın “iç cephesini” de doğrudan hedef aldığı benzeri görülmemiş bir siber operasyon yaşandı.
1 Mart 2026 akşam saatlerinde, İran’ın resmi Devlet Televizyon Kurumu’na (İran İslam Cumhuriyeti Yayın Kurumu) ait kanallar, özellikle de en çok izlenenlerden biri olan “Channel 3”, uydu sinyalleri üzerinden gerçekleştirilen ağır bir siber saldırıya uğradı.
EKRANLAR KESİLDİ, NETANYAHU HALKA SESLENDİ
Milyonlarca İranlının gelişmeleri takip etmek için televizyon başında olduğu dakikalarda normal yayın aniden kesildi. Cep telefonu kameralarına yansıyan ve sosyal medyada hızla yayılan olay anı görüntülerinde, televizyon ekranlarında önce ABD-İsrail hava operasyonlarının yıkıcı bombardıman anlarına ait görüntüler ve Farsça mesajlar belirdi.
Ardından ekranda İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu göründü. Doğrudan kamera karşısına geçen ve Farsça altyazı desteğiyle doğrudan İran halkına seslenen Netanyahu’nun, İranlıları mevcut teokratik rejime karşı ayaklanmaya çağırdığı görüldü.
NETANYAHU: TARİHİ FIRSATI KAÇIRMAYIN
Hacklenen yayında Netanyahu’nun İran halkına, Hamaney ve rejim üst düzey yetkililerine yönelik “baş kesme” operasyonlarını kastederek, “Bu tarihi fırsatı kaçırmayın, sokaklara çıkın, kendi geleceğinizi belirleyin ve özgürlüklerinizi geri alın” şeklinde seslendiği duyuldu.
Bazı kanal frekanslarında ise İsrail Başbakanı’nın yanı sıra ABD Başkanı Donald Trump’ın da benzer mesajlar içeren bir videosunun yayınlandığı, Trump’ın İranlıları “özgür bir İran için ayaklanmaya” davet ettiği bildirildi.
TAHRAN: SİBER SALDIRI
Televizyon ekranlarındaki bu şok edici korsan yayın yalnızca birkaç dakika sürdü. IRIB teknik ekiplerinin acil müdahalesiyle sistemlerin fişi çekilerek uydu kontrolü geri alındı ve kanallar normal yayın akışına döndü.
İranlı yetkililerden konuya ilişkin henüz detaylı bir resmi devlet açıklaması yapılmazken, devlet medyasında yer alan ilk tepkilerde olay “Siyonist düşmanların umutsuz siber saldırısı” olarak nitelendirilerek kınandı.























