(The Turkish Post) – DEM Parti İmralı Heyeti Üyesi Mithat Sancar, Abdullah Öcalan’la yaptıkları görüşme sonrası soruları yanıtladı. Suriye’deki son gelişmelerde Öcalan’ın aktif rol aldığını, taraflara mesajlar ilettiğini anlatan Sancar, “Uçurumun kenarından masaya geri dönüşte rol oynayan ana aktörlerden biri Abdullah Öcalan’dır” dedi. Sancar, Öcalan’ın son toplantıyı ‘Bu demokratik entegrasyona giriş toplantısıdır’ diye açtığını söyledi.
“Suriye’ye dair uyarılarda bulundu”
DEM Parti İmralı Heyeti üyesi Mithat Sancar, İmralı ziyareti sonrası İlke TV’de soruları yanıtladı. Sancar, 2 Aralık’ta yapılan görüşmede Öcalan’ın Suriye’ye dair uyarılarda bulunduğunu belirterek şunları söyledi: “2 Aralık’ta İmralı’yla yaptığımız görüşmede Halep saldırıları henüz gündemde yoktu. Daha doğrusu gerçekleşmemişti. Henüz böyle bir silahlı karşılaşma söz konusu değildi. O zaman demişti ki, ‘normalde şu güçler bu süreci bozmak için sürekli hareket halindedirler ve buna devam edecekler’.”
“Öcalan ‘Buradan dönmek gerekir’ dedi”
6 Ocak’ta Şam güçlerinin Halep’e yönelik operasyonlarından sonra ciddi bir kırılma endişesinin ortaya çıktığını dile getiren Sancar, 17 Ocak’ta İmralı’da yapılan görüşmeye ilişkin de şunları söyledi: “6 Ocak’tan sonra gerçekten ciddi bir kırılmanın gelmekte olduğu kaygısı hepimizde vardı. ‘Buradan dönmek gerekir’ dedi. Bu mesajı bize de, devlet yetkililerine de, SDG’ye de ve ilgili bütün aktörlere de iletti.” Öcalan’ın mesajlarının bölgedeki tüm taraflara ulaştığını vurgulayan Sancar, “Bu mesajlar bir şekilde bütün aktörlere ulaştı. Barzani ve Talabani dahil; yani bu uyarılar muhataplarına iletildi” diye konuştu.
“Masaya dönüşte rol oynadı”
Sancar, “Uçurumun kenarından masaya geri dönüşte rol oynayan, bize açıklayana kadar konuşulmayan ana aktörlerden biri Abdullah Öcalan’dır” değerlendirmesinde bulundu. Masaya dönülmesinde sadece Öcalan’ın değil birden fazla aktörün rolü olduğunu kaydeden Sancar, “Bunlar arasında Mesud Barzani var, Neçirvan Barzani var, Bafil Talabani var. Görünmeyen ve o zamana kadar konuşulmayan ana aktörlerden biri de Abdullah Öcalan’dır.”
“Silahlı çatışmayla yol almanın mümkün olmadığını çok açık söyledi”
Sancar sözlerini şöyle sürdürdü: “Suriye’de yaşanan son gelişmelerle ilgili Sancar, “Savaşla gidilecek yolun geri dönüşünün çok zor olabileceğini görüyoruz. Uluslararası güç dengeleri, bölgesel dengeler var. Buradan silahlı çatışmayla yol almanın mümkün olmadığını Abdullah Öcalan çok açık söyledi. ‘Buradan gelecek şey felakettir ve etkileri on yıllarca sürer’ dedi”.
“‘Bu demokratik entegrasyona giriş toplantısıdır’ dedi”
Sancar, son toplantıda Abdullah Öcalan’ın heyete, “Bu toplantı entegrasyona giriş toplantısıdır” diyerek görüşmeyi başlattığını ve görüşmenin üç saatten fazla sürdüğünü söyledi. Sancar, “Önemli bir görüşmeydi. Öcalan, ‘bu demokratik entegrasyona giriş toplantısıdır’ dedi. Sürecin 16 ayı açan döneminin kısa bir değerlendirmesini yaparken, ‘Birinci aşama bitmiştir. Birinci aşama örgütsel varlığın ve silahlı mücadelenin sonlandırılması kararına ilişkindi. Birinci aşamanın özü PKK’nın kendisini feshetmesi ve silah bırakmasıydı. Bu stratejik bir karardır’ dedi. Kendisi açısından da örgütü açısından da bu ifadeyi sık sık kullanıyor. ‘Bu benim açımdan stratejik bir karardır’ dedi. ‘Birinci aşamada bunun için önemli adımlar attık’ dedi. ‘İkinci aşamaya geçtik ve bu ikinci aşamanın en önemli konusu olan entegrasyon boyutunu konuşacağız. Sizinle bunları konuşacağız’ dedi. Konuşma böyle başladı. Aşağı yukarı bu çerçevede de devam etti. İkinci aşamada nasıl bir yol izlenmesi gerektiğine dair genel bir belirleme yaptı” ifadelerini kullandı.
“Entegrasyon sadece basit bir bütünleşme değildir”
Sancar, Öcalan’ın entegrasyona dair değerlendirmelerini şöyle aktardı: “Rojava’da Kürt halkının ve diğer halklarla birlikte yürütülen mücadelenin kazanımları vardır. Entegrasyon sadece basit bir bütünleşme değildir; varlığın ve hakların tanınması, demokrasi ve kazanımların korunması bu sürecin temel parçasıdır.”
“İmkanların sağlanması gerekiyor”
Öcalan’ın sürece katkı sunma iradesinin bulunduğunu aktaran Sancar, “Öcalan, ‘Bu konuda üzerime düşeni yaparım. Teorik ve pratik kabiliyetim ve gücüm vardır. Ama bu gücü hayata geçirebileceğim imkanların da sağlanması gerekiyor. Kendim için değil; süreç için, çözüm için, ikinci aşamanın mimarisini oluşturup ilerleyebilmemiz için bu gereklidir’ dedi.” Sancar, sürecin geldiği aşama itibarıyla iletişim ve çalışma koşullarına dair düzenlemelerin kaçınılmaz olduğunu da ekledi.
Silah bırakanların akıbetine dair soruyu Sancar, şöyle yanıtladı: “Burada geniş bir çevreden söz ediyoruz. Sadece eline silah almış olanlar değil; cezaevinde olanlar var, yurtdışında olanlar var, Mahmur’da olanlar var. Bunların hepsi çatışmalı sürecin sonuçlarıdır. Eğer çatışmalı süreci sona erdiriyorsak, yarattığı sorunları ve tahribatları da giderecek yollar bulmamız gerekir. Bu da bugün konuştuğumuz konulardan biriydi. Bu sürecin yarattığı tahribatları giderme ve birlikte yaşamın temel ilkelerini oluşturma zamanıdır. O nedenle çerçeve yasa önemlidir ama süreç bundan ibaret değildir. Şu aşamada en önemli başlıklardan biri budur.”
“Tarihi kurtarmaktan söz ediyoruz ve bu, Kürtsüz olmaz”
Tarihsel bir süreçten geçildiğini kaydeden Sancar, “Şunu bilmek gerekir ki bu uzun erimli bir süreçtir; önümüzdeki on yılları, belki de yüz yılı etkileyecek bir süreçtir. Türkiye’de buna “Türkiye Yüzyılı” deniyor. Dün Marco Rubio’nun konuşmasında “Batı Yüzyılı” ifadesi kullanıldı. Herkes bir yüzyılın inşasından söz ediyor. Bunu izleyicilerimizle ve halklarımızla paylaşmak isterim. Öcalan ‘Demokratik cumhuriyetin inşası çok önemli ve çok ciddi bir meseledir. Entegrasyon ancak demokratik cumhuriyetle mümkündür. Uzun ömürlü, erimli yeni bir yüz yılı inşa etmekten söz ediyoruz. Günü değil, tarihi kurtarmaktan söz ediyoruz. Ve bu, Kürtsüz olmaz’ dedi, bunu kelime kelime böyle ifade etti” diye konuştu.






















