(The Turkish Post) – Tolga Yavaş
Türkiye birçok muhalif için ‘vatan’ olma özelliğini kaybetti. Onbinlerce insan, yaşamaya mecbur kaldığı korku tüneli olarak görüyor artık ülkeyi. Bunaldığı için Türkiye’den kaçıp kurtulma yolunda ölümü göze alanların sayısı giderek artıyor. Erasmus eğitimi için gittiği Avrupa Birliği (AB) ülkelerinden siyasi sığınma talep edenler bile var. Bu acı tablonun oluşmasında iktidar kadar maalesef muhalefet partilerinin de rolü mevcut.
Türkiye 10 yıl önce demokratik dönüşüm sinyalleri veren bir ülkeydi. Avrupa Birliği ile ilişkilerinde iyiye giden seyir yakalamıştı. Sonra iç ve dış politika yaşadığı olumsuz tecrübeler Türkiye’yi öngörülemez bir devlet haline getirdi. Öngörülemezlik, dış yatırımların kendine başka güvenli limanlar aramasına yol açtı. Kimse parasını mülk güvenliğinin olmadığı bir diyarda tutmak istemedi. Sıcak paranın çekilmesi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Merkez Bankası’na sürekli faiz düşürme baskısı, Dolar’ın TL karşısında değer kazanmasını netice verdi. Dolar’ı dengede tutmak için yeni Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in deyimi ile ‘Rasyonel olmayan’ uygulamalar devre konuldu. Neticede Merkez Bankası’nın 128 Milyar Dolar’lık rezervi eridi.
Bu sürece paralel olarak adaletsizlikler arttı, işe alım süreçleri keyfileşti. Muhalifleri sindirmek için mahkemeler ve kolluk kuvvetleri baskı unsuru olarak kullanıldı. Eşit olmayan şartlarda yapılan genel seçimler ve cumhurbaşkanlığı seçimleri muhalifler açısından hezimete dönüştü. Umudunu seçimlerde yaşanması muhtemel değişime bağlayanların hayal kırıklığı arttı.
ERASMUS ÖĞRENCİLERİ BİLE DÖNMEK İSTEMİYOR…
Şimdi gençlerin bir kısmı ülkeyi terk etmek istiyor. Öyle ki eğitim için bir dönemliğine AB ülkelerine giden bazı öğrenciler, ülkenin son durumunu gerekçe gösterip eğitim için bulunduğu ülkeden siyasi sığınma talep eder hale geldi. Son zamanlarda AB ülkelerinin vize taleplerini geri çevirmesinin altında buna benzer nedenlerin yattığı ortaya çıktı.
AB Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Nikolaus Meyer Landrut, vize kriziyle ilgili, Türkiye için utanılacak bir duruma işaret ediyor: “2022’de Türklerden sığınma başvurularında büyük büyük artış oldu. Görüyoruz, ekonomik sıkıntılar var. İnsan vize alıp Almanya’ya giriyorsa sığınma talep potansiyeli artıyor. Vize sahibi insanların sığınma ihtimali çok arttı. Geçen sene ilk kez Erasmus öğrencilerinin süreleri bittiğinde sığınma başvurusunda bulunduklarını gördük.”
GİDENLER DÖNMEYİNCE…
Türkiye’den gitmek isteyenlerin hedefinde sadece Avrupa yok. Son yıllarda ABD ve Kanada’ya iltica edenler de arttı. 6 yıl önce Kanada vizesine başvurmak için gittiğim aracı kuruluşta karşılaştığım bir genç, “Gidenler geri dönmediği için Kanada artık zor vize veriyor” demişti. Hakikaten o zaman vize talebim kabul görmedi.
Şimdilerde ABD’ye gitmek isteyen Türkiyeliler, zorlu Meksika sınırını kullanıyor. Meksika Amerikan Gümrük ve Sınır Koruma Dairesinin son verilerine göre, Meksika sınırını aştıktan sonra ABD’ye iltica talebiyle gelen Türk sığınmacı sayısı, son 18 ayda 33 bin kişiye yükseldi.
Doğup büyüdüğü toprakları, sevdiklerini bırakıp özgür bir ülkede yaşamak için ölüm dahil binbir zorluğu göze alan onbinlerce insanın varlığı, yöneticileri düşündürüyor mudur?





















