(The Turkish Post) – Tolga Yavaş
Güvenilir ekonomistlerin “Türkiye ekonomisi bir anda çökmez, fakirleştiğinizi yavaş yavaş anlayacaksınız” sözü doğrulanıyor. Ülkedeki ekonomik gerileme ve erimenin etkileri yavaş yavaş acı veren boyutlara ulaştı. Zamların peş peşe geldiği son birkaç ayda gözlemlediğim bazı durumlar, sokağa kulak veren hemen herkesin duyabileceği iç karartıcı mesajlarla dolu.
Örneğin beyaz eşya mağazasında çalışan bir arkadaşım, çeyizlik ürünlerini depoda bekleten müşterilerini tek tek aramış. “Sözleştiğimiz depolama süresinin sonuna geldik, adresiniz belli olduysa teslim edelim” dediği 10 müşteriden sadece dördü adres verebilmiş. Geriye kalan 6 kişi, “Ev kiraları geçen yılın dört-beş katına çıktığı için ev tutamıyoruz. Düğün yapamıyoruz. Bir süre daha depoda kalmasını istiyoruz” diyerek, çaresizliklerini dile getirmiş. Evlenmek isteyenlerin tek sorunu ev kiraları değil. Düğün masrafları, yeterince hazırlığı olmayanların ömür boyu altından kalkamayacağı ağırlıkta. Konumuna ve mekanına göre düğün salonlarının birkaç saatlik kirasına istenen para ile gençler 5 yıl önce tüm düğün masraflarını karşılayabiliyordu.
ZOR DURUMDALAR AMA SESLERİ ÇIKMIYOR
Vatandaşları zor durumda bırakan başka bir durum ise bankalardan eskisi gibi kolay kredi alamamak. İhtiyaç kredilerinde faiz oranları yüzde 1,79 ile yüzde 5,55 arasında değişiyor. 5 yıl önce sorgusuz sualsiz uygun kredi dağıtan bankalar artık işi sıkı tutuyor. Esnafın da krediye ulaşması zorlaştı. Çarkı döndüremediği için iflas eden, kepenk kapatan esnaf sayı yüzbinlerle ifade ediliyor. Buna rağmen esnaf odaları açıklama yapmaktan başka bir şey yapmıyor. 2 milyon civarında üyesi bulunan esnaf örgütlerinin ticaret erbabını çöküşe sürükleyen koşullara itiraz etmesi ve üyelerini örgütlemesi gerekiyor.
AKARYAKIT CEP YAKIYOR
Bunun yanısıra akaryakıt ürünlerinin sürekli artması da vatandaşın cebini yakan diğer bir gerçek. Birçok kişi kendi otomobilini parka çekip işe toplu taşıma ile gidip gelmeye başladı. Geçen ay Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre akaryakıtta ÖTV tutarları arttı. 6 liralık artış aynı günün gece yarısından itibaren pompa fiyatlarına yansıdı. Dövizdeki artışın da etkisi ile benzin litre fiyatı: 36,60 TL. Motorin litre fiyatı: 36,98 TL. LPG litre fiyatı: 16,28 TL oldu. Bu artış toplu taşıma ücretlerine de yansıdı. Temmuz ayında Ankara Büyükşehir Belediyesi tarafından toplu ulaşıma zam yapıldı. Buna göre UKOME’de bugün alınan kararla tam bilet 9.5 TL’den 15 TL’ye, indirimli bilet de 4 TL’den 7.5 TL’ye yükseldi. İstanbul’da zamdan geri durmadı. İstanbul’da toplu taşıma ücretlerine yüzde 51,52 zam yapıldı. Zamla birlikte; tam bilet 9,90’dan 15 TL’ye, öğrenci 4,83’ten 7,32 TL’ye çıktı. Metrobüs tam bilet ücreti 22,25 TL’ye, taksi açılış ücreti 19,17 TL’ye indi-bindi ücreti 70 TL’ye yükseldi.
Akaryakıt zamlarının, yediden yetmişe tüm ürünlere zam anlamına geldiğini ise halkımız acı bir şekilde öğrenmiş durumda.
DOMATESİN FİYATI NEDEN DÜŞMÜYOR?
Asgari ücrete yapılan zam, memur maşlarına yapılan iyileştirmeler gölgede kaldı. Çünkü; beyaz eşyadan gıdaya, giysiden temizlik ürünlerine kadar her ürün grubu zamlardan nasibini alıyor. Market çalışanları etiket değiştirmekten yıldı. Bu durumda asgari ücrete yapılan zam miktarı çoktan eridi.
Öte yandan yaz döneminde bollaşan domates, biber ve patlıcan gibi ürünler, her yıl bu aylardaki enflasyonu düşüren en önemli faktörlerdendi. Ancak TÜİK’in açıkladığı Temmuz ayı enflasyon verilerinde fiyatı en çok artan gıda ürünleri arasında yüzde 20,1 ile sebze ve yüzde 15,7 ile taze meyve, listenin en başında yer aldı. Yaz mevsimi olmasına rağmen domatesin kilosu bazı marketlerde 45-50 lirayı buluyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) gıda fiyat endeksi, yıllık bazda yüzde 11,8 geriledi. Türkiye’de ise aynı dönemde gıda fiyatları yıllık bazda yüzde 61 yükseldi.
Kabul edelim ekonominin bu kadar kötüye gideceğini birçoğumuz öngöremedi. Şimdi hayatımızın her alanını etkileyen zamlarla boğuşuyoruz. Düğün yapacak gençler ev kiralayamıyor, dar gelirliler sebze meyve alamıyor. Esnaf kredilerini döndüremiyor. Önceden yılın bir haftasında tatil yapanlar bu yılı buruk geçiriyor. Herkesin hayat kalitesi yokuş aşağı düşüşte. İşin garibi tüm bu zamlar sanki herkeste bir sarhoşluk oluşturmuş ve kimse itiraz edemiyor.





















