(The Turkish Post) – TOLGA YAVAŞ
Muhalefetin sönük, toplumsal muhalefetin sinik olduğu bir dönemden geçiyoruz. Halk mutsuz. Gençler umutsuz. İşçiler yorgun. Emekliler kırgın. Asgari ücretliler, bağlandıkları hayat çarkını çeviremiyor artık. Ekonomi zorda. Adaleti ara ki bulasın.
Ne olacak bundan sonra? Nasıl çıkacağız bu girdaptan? Ezilenleri un ufak eden bu çarkı kimler kıracak? Kim kıracak demiyorum. Çünkü; kurtarıcı beklemenin bir yararı yok. Kırılacaksa bir çark; onu bu toplum kıracak. Türkiye toplumunun demokrasiyi içselleştirmesi gerek. Gelişmiş ülkelerdeki refah seviyesine ulaşma gayretinin itici gücünü halk oluşturmak zorunda. Bunu sağlayacak bir toplumsal bilinç henüz yok.
Peki Ana Muhalefet Partisi CHP, bir değişime öncü olabilir mi? 13 yıl sonra genel başkan değiştirdi Cumhuriyet Halk Partisi. CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nda ikinci turda 812 oy alan CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Genel Başkan seçildi. 13 yıldır bu görevi sürdüren Kemal Kılıçdaroğlu ise 536 oy aldı. Özel göreve seçilmesi sonrası yaptığı konuşmada 31 Mart 2024’te yapılacak yerel seçimlerle ilgili olarak, “Elimizdeki belediyelerin tamamını yeniden kazanacak, yanlarına yenilerini ekleyecek ve hep birlikte büyük bir zaferi kazanacağız” dedi.
İMAMOĞLU DEĞİŞİMİ MÜMKÜN KILABİLİR Mİ?
CHP’de Özgür Özel genel başkan seçilse de arkasındaki asıl itici gücün Ekrem İmamoğlu olduğunun herkes farkında. Kaybedilen cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk gününden itibaren “değişim” talebinin öncüsü İmamoğlu’ydu. Bu etkisini kurultayda da gösterdi.
Peki, Özel ve arkadaşları, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile birlikte bir değişime ve toplumsal itiraza liderlik edebilir mi? Bu soruya şimdilik kolayca evet diyemiyorum. CHP tabanının bir kısmının değişime direneceğini düşünüyorum.
CHP’de geniş halk kitlelerine hitap etme gücü Ekrem İmamoğlu’nda var. İmamoğlu ise karşısındaki Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın imkan ve kabiliyetlerinin farkında. Bu nedenle adımlarını temkinli atıyor.
İmamoğlu ve ekibi önümüzdeki yerel seçimlerde kitlesel heyecan oluşturabilir mi? Kırgın seçmenleri yeniden siyasetin değişim getirebilme gücüne inandırabilir mi? Bunu elbette zaman gösterecek.





















