(The Turkish Post) – Mustafa Özel
Abdüllatif Şener, kurucusu ve ilk maliyecisi olduğu AK Parti’den istifa ettiğinde, Milli Görüş çizgisinde siyaset yapacağı sanılmıştı. Ancak Şener, nasıl olduysa siyasetini CHP’de sürdürme imkanı buldu. Hatta, 2018’deki CHP kurultayında Şener için “partiye üye olmadan milletvekili” olmasının önünü açacak formül bile bulundu. Neticede Abdüllatif Şener, CHP’nin bir vekilinin garanti sayıldığı Konya’dan milletvekili seçilerek Meclis’e girdi.
İddiaya göre Abdüllatif Şener’e yapılan kıyak bununla da sınırlı kalmadı. Oğlu da CHP Meclis Grubu’nda işe alındı. Oğul Şener, sonraki aşamada kadrosu Mustafa Şentop tarafından TBMM’ye alınarak ödüllendirildi.
Abdüllatif Şener, CHP’de siyaset yaptığı dönemde muhalif televizyon kanallarının, gazetelerinin ve internet medyasının özde isimlerinden biri oldu. AK Parti’ye yakın ve uzak muhafazakar kesimde artık esamesi okunmayan Şener, muhalif medyada istediği gibi görüşlerini dile getiriyordu.
KILIÇDAROĞLU İÇİN OY İSTEDİ, SİNAN OĞAN’A OY VERDİ
Altılı Masa’nın kurulması ve sonrasında Kemal Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanı adayı olarak kamuoyuna duyurulmasından sonra da Şener, muhalif tavrını sürdürdü, Kılıçdaroğlu’na destek verdi. Hatta Kemal Kılıçdaroğlu için Belçika’ya kadar gidip oy istedi.
Ancak Şener, Kılıçdaroğlu tarafından yeniden milletvekili listelerine konuşmayınca çark etmeye başladı. İlk açıklaması “Muhalefet ikinci turu kazansa bile ülkeyi yönetemez” şeklinde oldu. Böylece Şener, ikinci turda Erdoğan’a büyük bir destek vermiş, kararsız seçmenin kararına kritik anda bir müdahalede bulunmuştu.
Ancak Aynı Şener, dün akşam çıktığı Halk TV’de ilk turda Kemal Kılıçdaroğlu’na değil, Sinan Oğan’a oy verdiğini itiraf etti. Yani Şener, kendisi için Belçika’ya gidip oy isteme zahmetine katlandığı Kılıçdaroğlu’na oy vermemişti.
Bununla da yetinmeyen Abdüllatif Şener, ikinci turda da geçersiz oy verdiğini iddia etti. Şener’in bu açıklaması da ortaya çıkan sandık sonucu belgesiyle yalanlandı. Şener’in ikinci turda oy kullandığı sandıktan hiç geçersiz oy çıkmamıştı. Böylece, ilk turda bile Kılıçdaroğlu’na oy vermeyen Şener’in, eskiden yol arkadaşı Erdoğan’a oy vermiş olduğu da netleşmiş oldu.
SİYASETİN ÇİRKİN YÜZÜ
Siyasette dönüşler, saf değiştirmeler, bugün ak dediğin ertesi gün kara demeler vakıayı adiyeden. Buna şaşırmıyoruz. Şaşkınlık, AK Parti’den ayrıldığı günden beri Erdoğan’a, onun siyasetine, İslamcı siyaset anlayışına mesafeli durup sert şekilde eleştiren Abdüllatif Şener’in kendisini milletvekili yapmayınca Kemal Kılıçdaroğlu’na ve CHP’ye aniden sırt çevirmesi.
Dünden beri birçok CHP’li Abdüllatif Şener’in bu “dönüşünü” anlamlandırmaya çalışıyor. Kızanlar, İslamcı’dan dost olmaz diyenler, zaten olacağı buydu diyenler gırla.
NASIL BİR SİYASETÇİ
Halk TV’deki programda gazeteci Fikret Bila’nın sorusu Abdüllatif Şener’in karakterini “az kalsın” ortaya çıkarıyordu. Kaçamak cevaplarla vaziyeti kurtarmaya çalışan Şener, “Aday olsaydınız CHP’ye oy verecek miydiniz?” sorusuna “Bu söylediğiniz şeyler kimseyi hiçbir neticeye ulaştırmaz” yanıtını verince, Fikret Bila taşı gediğine koydu: “Sizin nasıl bir siyasetçi olduğunuzu ortaya koyar.”
Şaşırmamak gerekir. Türkiye’de siyaset tam olarak bu. Üç beş koltuk, iki hatır gönül, az biraz dokunulmazlık, yeteri kadar da karaktersizlik bir araya gelince ortaya böyle lezzetsiz şeyler çıkabiliyor işte. Abdüllatif Şener vakası da tüm bu malzemeleri bir getiren, en lezzetsiz örneklerden biri.
Abdüllatif Şener değişmedi. Sadece kendini değişmiş gibi gösterdi. Çünkü buna ihtiyacı vardı. Sinsi insanların tıynetidir, gerçek niyetlerini gizlemek. Şener de bu konuda uzman sayılır.
Asıl soru şu: Abdüllatif Şener’in kendi genel başkanına oy vermemesinin bir izahı yok da bu meseleyi konuşarak, ulusal düzeyde medyaya taşıyarak nereye varmak istiyor? İtibarını sıfırlama pahasına neden bunu yapıyor?





















