(The Turkish Post) – SAFA KAR
Daha hakeme ‘yumruk ve tekme olayının’ kasveti ve kara bulutları dağılmamışken Türk futbolu dün akşam başka bir olayla sarsıldı. Hakemin kararına sinirlenen İstanbulspor Kulüp Başkanı Ecmel Faik Sarıalioğlu takımını sahadan çekti. Lig 10 gün aradan sonra tekrar başlamış, rakip Trabzonspor’du.
İstanbulspor için her puan altın değerinde. Geçen yıl güç bela ligde kalan sarı siyahlı takım bu sezon hoca değişikliklerine rağmen umduğunu bulamadı, dibe demir attı. Ve her maça final havasında çıkmaya başladı. Umut en son ölür. Pes etmesi ve erkenden lige havlu atması beklenemezdi.
Trabzon karşısında işi zor olmasına rağmen geriye düştüğü karşılaşmada beraberliği sağladı. Son düzlüğe girilirken İstanbulspor atağa geçtiği hareketli bir pozisyonda topu kaptırdı ve karşı atak Trabzonspor’un golüyle sonuçlandı. İstanbulsporlu oyuncular topu kaptırdıkları pozisyonda faule maruz kaldıkları gerekçesiyle hakeme itiraz ettiler.
Hakem dakikalarca VAR’le konuştu. Sahada futbolcular ve tribünde seyirciler heyecan içinde hakemin vereceği kararı bekledi. Hakem faule değil gole hükmetti. İşte filmin koptuğu yer burası. Pozisyonu izledim. Burada problem hakemin VAR’la yaptığı uzun konuşmaların ardından pozisyonu izlemeyi davet edilmemesiydi. Mademki VAR devrede bu kritik pozisyon izlenmeli ve karar bunun sonucunda verilmeliydi.
Eğer pozisyonda sorun yoksa bu kadar uzun konuşmaya ne gerek vardı. Tekrar tekrar bakılacak ve değerlendirilecek bir pozisyonsa maçın hakeme niye sürece dahil edilmedi? Maalesef VAR hakem ilişkileri ciddi sorunlar içeriyor. Hemen her maçta bu yönde tartışma ve gerilim yaşanıyor. Maalesef kalıcı çözüm üretilemediği gibi bardak giderek doldu bir maçta taştı. Şimdi bardağın döküldüğü noktadayız.
Bu kritik pozisyon ve hekim kararından sonra Başkan Sarıalioğlu sahaya girdi ve futbolcuları el kol hareketleriyle sahadan çekti. Özellikle yabancı oyuncular büyük şaşkınlık yaşadı. Başkanı ikna etmek için uğraşanlar oldu. Bir oyuncu önünde diz çöktü fakat Başkanı kararından vazgeçiremedi. Oyuncular başkanın isteği ve baskısı karşısında istemeye istemeye soyunma odasına gitti.
Ligleri takip eden biri olarak, ben bu görüntüleri ilk kez görüyorum. Daha önce örneği var mı bilmiyorum. Bir kupa maçında Teknik Direktör Şenol Güneş’in başına tribünlerden atılan bir cismin başına isabet etmesi sonucu Beşiktaş sahadan çekilmişti. Burada, İstanbulspor’un sahadan çekilmesinde hakemin kararını protesto amacı var.
Yumruk ve tekme olayının hemen peşine gelmesi taraflı tarafsız herkese ‘Türk futbolu nereye?’ sorusunu sordurdu. Eşi benzeri görülmemiş olaylar art arda yaşanıyor. Sorunun odağında ise VAR’la, sahadaki yönetimleriyle hakemler var. 10 gün boyunca Halil Umut Meler vakası üzerinden ‘hakem sorunu’ tartışıldı. Bu tartışmaların hiçbir işe yaramadığı ilk maçta görüldü.
Kuşkusuz takımı ‘sahadan çekmek’ çok ağır ve müeyyidesi olan bir karar. Onun için bugüne kadar hakemlerin yönetimi ve ters skorlara ne kadar tepki gösterilirse gösterilsin bir kulüp başkanı takımı sahadan çekmeyi düşünmedi. İtirazlarını sözle sınırlı tuttu. Şimdi itirazlar eyleme hatta şiddete dönüşmekte. Asıl sorun burada.
İstanbulspor’u ağır cezalar bekliyor. Kurallar son derece açık… Başkan Sarıalioğlu’nun bunu göze aldığı anlaşılıyor. Bu yarayı alan takım nasıl toparlanacak da lige devam edecek? Bundan sonra ligde tutunma mücadelesini nasıl verecek? Takımı sahadan çekmeseydi en fazla kayıp 3 puandı. Şimdi 3 puan gittiği gibi ek cezalar da gelecek.
Beni asıl ilgilendiren ve endişelendiren İstanbulspor’un bundan sonraki durumu değil Türk futbolunun aldığı yara ve kayıp… Türk futbolu buradan nasıl çıkacak? Kasvetli hava ve kara bulutlar nasıl dağılacak? Futbol güneşi ne zaman açacak? Futbola yön veren federasyonuyla, kulüp yönetimleriyle hiç de umut vaat etmiyor. Baksanıza göz göre göre gelen olayları engelleyemedi. Palyatif tedbirler, pansuman çözümlerle sorunun giderileceğini sandı. Ama durum daha da ağırlaştı.
Türk futbolu Ankaragücü Başkanı Faruk Koca’nın yumruk ve tekmesinden sonra bir darbe daha aldı. İstanbulspor’un sahadan çekilmesiyle ligin tadı tuzu gitti. Geriye yavan, renksiz bir sezon kaldı.
Anlayana Türk futbolu S.O.S veriyor. Alarm ve siren seslerini siz de duymuyor musunuz?





















