(The Turkish Post) -Mercan Bulut
Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesi Merkez Bankası ve kamu bankalarının arka kapıdan dolara müdahalesi Türkiye’de büyük bir kur şokuna neden oldu. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın yeniden Cumhurbaşkanı seçilmesinin hemen ardından kura müdahale sonlandırıldı. Mayıs ayında 19-20 lira seviyesinde fiyatlanan dolar ve Euro bir anda 27-30 liraya kadar yükseldi. Kurda yaşanan fahiş artışlar piyasanın da dengesini bozdu.
Bu kapsamda ilk tepki Türkiye’deki binlerce eczaneye ithal ilaç satan firmalardan geldi. Yurtdışı şirketler daha fazla zarar etmemek için, eczanelerin ilaç taleplerini reddetmeye başladı. Yaklaşık iki haftadır ilaç depoları yüzlerce ilacı ‘elimizde mevcut değil’ diyerek reddetmeye başladı. İlaçların eczanelerde olmaması en fazla kronik rahatsızlığı bulunan hastaları etkiliyor.
Türkiye’deki temel sorun ilaç alımında SGK ile şirketlerin yaptığı Euro fiyat kurundan kaynaklanıyor. SGK, şirketlerle en son Aralık 2022’de Euro 19 lirayken 10,76 liradan ilaç kuru anlaşması yaptı. Bunu tarihten itibaren kurda yaşanan artçı şoklara rağmen SGK, ilgili firmaların taleplerine rağmen pazarlık masasına oturmadı. İlgili şirketler yaşadıkları sorunları Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, başta olmak üzere bazı bakan ve bürokratlarla da görüştü. Ancak hükümet ilaç alımının 10,76 liradan fazla bir seviyeden yapılamayacağını aktardı.
Ancak son haftada Euro’nun 30 lira seviyesine kadar yükselmesine karşın siyasi iktidar, yeni çağrılara da duyarsız kaldı. Şirketler zarar etmemek ve kepenk kapatmamak için piyasaya ucuz ilaç veremeyeceklerini açık bir şekilde siyasilerle paylaştı. Beklenilen yanıtların gelmemesi üzerine şirketler eczanelere ilaç sevkiyatını durdurdu. Başta Ankara, İstanbul ve İzmir gibi büyükşehirlerde ilaç depoları gelen çağrılara olumsuz yanıt veriyor. İthal ilaçların yerine ise eczanelere muadil ilaç önerisinde bulunuyor.
Bir eczane sahibi ise tepkilerin odağına ise kendilerinin yerleştiğini aktarıyor. Hastalar ve yakınlarının gün içerisinde defalarca gerekli ilaçların tedariki için kapılarını çaldığının altını çiziyor. Muadil ilaçların ise hastalarca kabul görmediğini kaydediyor. Sorunun çözümü için de hükümetin bir an önce elini taşın altına koymak zorunda olduğunu aktarıyor.





















