(The Turkish Post) – Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Muhammed Keskin, margarin, bulyon, kola, işlenmiş et ve tavuk ürünleri, cipsler, mısır gevrekleri ile enerji içeceklerinin diyabet, hipertansiyon gibi hastalıklara neden olduğunu belirtti. Keskin, kalp, damar ve beyin sağlığına zarar veren bu ürünlerin ömrü kısalttığını belirtti.
Bahçeşehir Üniversitesi Tıp fakültesi Öğretim Üyesi Keskin, kalp damar ve beyin sağlığını mahveden ürünlerin günümüzde yaygın olarak tüketildiğini ifade etti. Bu ürünlerden uzak durarak çok daha sağlıklı, huzurlu ve uzun bir hayat yaşanabileceğini vurgulayan Keskin’in uzak durulmasını tavsiye ettiği ilk ürün margarinler.
Bitkisel yağ gibi lanse edilen margarinlerin bitkisel yağ değil, aslında ucube yağlar olduğunu söyleyen Keskin, şu bilgileri veriyor: “Oda sıcaklığında katı bir şekilde durması ve katıldığı yemeklerin kokusunu güzelleştirmesi için çeşitli katkı maddeleri eklenen margarinlere insan metabolizmasında yer yoktur. Margarin trans yağ deposudur. Trans yağlar vücudumuzda yakılması eritilmesi zor olan, organlarda birikebilen, kanser, kalp damar hastalıkları gibi birçok hastalıklara neden olan en tehlikeli yağlardan biridir. Hayatımızdan çıkarılmalıdır. Satın alınan poaçaların yarısı margarinden ibaret.”
40 GRAM SOSİS DİYABET RİSKİNİ YÜZDE 42 ARTIRIYOR
Zararlı ürünler arasında salam ve sosislerin de yer aldığını anlatan Doç. Dr. Keskin, yapılan araştırmaların sonuçlarına dikkati çekiyor: “Bunlar et gibi gözükse de işlenmiş et ürünleridir. Katkı maddeleri, yüksek tuzlar, bazı tatlandırıcılar, nitrat ve nitritler eklenerek yapılan işlenmiş et ürünleri, kanserlere ve kalp damar hastalıklarına neden oluyor. Yapılan araştırmalara göre günde 40 gram salam sosis tüketenlerin diyabet riski yüzde 42 artıyor. Az miktarda bile tüketseniz şeker hastası olmanız için yeterli. Bunları haftada bir tüketen çocuklarda lösemi riski 9 kat artıyor.”
Et suyu diye satılan bulyonların zararlarına da işaret eden Keskin, “Mono sodyum glutamat eklenmiş katkı maddeleridir. Yemeğe katıldığında ağzınıza gelen tat gerçek et tadı değil. Beyin hasarına neden olabiliyor. Çocuklar için de çok zararlı. Bağımlılık yapabiliyor” diyor.
Patates kızartmaları ve cipslerden de uzak durulması gerektiğini hatırlatan Muhammet Keskin, içindeki faydalı yağların kızartma esnasında okside olduğunu damarları tıkamaya başladığını bildiriyor. Özellikle aromalı cipslerde katkı maddesinin çok fazla konulduğu bilgisini veren Keskin, şu uyarılarda bulunuyor: “Çok sık tüketildiği için bağışıklık sistemini alt üst ettiğini gözlemliyoruz. Çok sık hastalanmalara, erken yaşta kanser ve kalp damar hastalıklarının artmasına yol açıyor. İşlenmiş karbonhidrat kısmı da diyabet hastalığına sebep oluyor.”
KOLA, KALP KRİZİNE DAVETİYE ÇIKARIYOR
Dünya genelinde çok sık tüketilen içeceklerden olan kolanın ise çok yüksek miktarda şeker içerdiğini, şeker kullanılmayanlara da yapay tatlandırıcılar eklendiğini hatırlatan Keskin, kola, enerji içecekleri ve meyve sularındaki tehlikeye işaret ediyor: “Bunlar diyabete neden oluyor. Ayrıca günlük bir kola tüketimi kalp krizi kaynaklı ölüm riskini 1.4 kat artırıyor. Yaygın bir şekilde tüketiliyor olması kolayı sağlıklı yapmıyor. Enerji içecekleri ise yüksek miktarda uyarıcı içeriyor. İçeriğindeki maddeler vücudu ciddi yorabiliyor. Sadece iki adet enerji içeceği içtiği için ritim bozukluğu yaşayan hastalarımız var. Pankreaslar zarar görüyor. Kortizon ve insülin miktarı yükseliyor. Damarların geçirgenliği azalıyor. Meyve suyu diye satılan birçok içecekte de ağır metaller bulunuyor. Meyve suyu yerine nektar ve fruktoz şurubu konuluyor. Bunlar çocuklarda dikkat eksikliği ve hiperaktiviteye neden oluyor. Bilişsel fonksiyonlarını bozabiliyor. Zeka geriliğine neden oluyor. Bunların yanı sıra üçü bir arada diye satılan ancak 14 katkı maddesi içeren kahvelerden de uzak durulması ömrü uzatır”
MISIR GEVREKLERİ DİKKATİ DAĞITIYOR
Mısır gevreklerinin de içerdiği tatlandırıcı ve katkı maddeleri nedeniyle hipertansiyon ve diyabet riskini ciddi şekilde artırdığını anlatan Keskin, insülin seviyesini aniden artıran bu ürünlerin kan şekeri dalgalanmalarına neden olduğunu ve vücudu strese soktuğunu dile getiriyor. Vücudun ödül merkezini uyardığı için o an mutluluk hissettiren gevrek tarzı gıda maddelerinin daha sonra anksiyete ve dikkat dağınıklığına yol açtığını kaydediyor.
Posa haline getirilen tavuk ürünlerine mono sodyum glutamat eklenerek nugget ve şnitzel adıyla satıldığını anımsatan Doç. Dr. Keskin, bunlardan uzak durulmasının sağlığın korunması açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.





















