MERCAN BULUT
(The Turkish Post) – 28 Mayıs’ta yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimi sonrasında Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, kapsamlı bir bakanlar kurulu oluşturdu. Kabinenin en dikkat çeken isimi ise bir dönem Maliye Bakanı olarak görev yapan Mehmet Şimşek’in yeniden ekonominin dümenine geçmesi oldu. Ne var ki, Şimşek’in göreve başlaması bile kur krizinin önüne geçemedi. Doların yükselmesi haliyle hem yerli hem de ithal girdileri derinden etkiledi. Fiyatlar bir anda yüzde 25 ile 30 oranında arttı. Özellikle ithal ürünlerde bu oranının yüzde 50’ye ulaştığı ürünler de yok değil tabii ki.
Bugün kur krizinin en büyük mağduru şüphesiz ki, kronik hastalar. Geçen yıl ilaca gelen yüksek zamla, hem ilaç sıkıntısı yaşayıp, hem de temin edilen ilaçları bile alamayan hastalardan. Şimdi kronik sorunları bulunan yüz binlerce hastanın gözü kulağı artan döviz kurlarında. Çünkü dolar ya da eurodaki bir kuruşluk artış, onların temel ilaçlarına zam olarak yansıyor. Bu zamlar da normal bir zam değil haliyle. Örneğin basit bir ithal ilaçta bu rakam 300 ile 500 lira olarak değişiyor. Bir defalık olmadığı için de, aile bütçesine her ay ekstra yük olarak yansıyor.
Sağlık harcamaları açısından dışa bağımlı olan Türkiye, tıbbi araç gereç konusunda da yetersiz kaldı. SGK’nın takdiri ve vicdanından medet bekleyen hastalara, SGK tarafından 1 kuruş bile ödeme yapılmadan, hasta aileleri çaresizlik içinde bırakılıyor. Kişinin uzun süre yaşamında yer alan, kontrol edici ilaçlar ve tedavi yöntemleriyle kontrol altına alınabilen rahatsızlıklardan olan diyabet, astım, koah, romatizmalı hastalıklar, kanser hastaları, cihaz ve ilaç zamlarına gelen artışla zor günler geçiriyor. Hatta temmuz ayında gelecek yeni zamlarda kronik hastaları yakından ilgilendiriyor. Çünkü bu hastaların fazladan ödeme yapacak hiçbir bütçesi bulunmuyor. Onun için siyasetçilere ve muhalefete büyük iş düşüyor. Gerekirse TBMM yeni bir kanun çıkarmalı. İthal girdili ilaçların kurdan kaynaklı zamları devlet tarafından ödenir diye. Ama bu da çare değil. Çünkü Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Diyabet Tip 1’li çocukların sensör cihazlarının kamu tarafından ödeneceği müjdesini vermişti. Ama yılın sonunda bu sevinç, hasta yakınlarının kursağında kalmıştı.





















