(The Turkish Post) – KAMİL ASLAN
Geçtiğimiz günlerde Youtube üzerinden şarkı dinlerken, karşıma ünlü sanatçılar Ebru Gündeş ve Serkan Kaya çıktı bir anda. Önce Gündeş “Kusura Bakma” diye bir şarkı seslendirdi.
Ardından “Kusura Bakma” şarkısını arama motoruna yazdığımda bu kez de, fantezi ve arabesk kültürünün güçlü sesi Serkan Kaya’nın aynı şarkıyı seslendirdiğine şahit oldum. Şunu açıkça ifade etmem gerekir ki, hem Kaya’ya hem de Gündeş’in ağzına bu şarkı çok yakışmıştı. Sözlerindeki ahenkle müziğin ritmi birleştiğinde ortaya harika bir armoni çıkıyordu. Bir anda kendinizi farklı bir atmosferde hissettiriyordu sözler.
“Birden… Geldin aklımdan içimden… Kalbimde… Bitmeyen bir parça en temiz yerinden… Sahiden… Bekleyen en aptal halime gülen… Sana kızgın sana hasret yine ben yine ben… Neden bilmem… Kusura Bakma seni unutamadım…” diye akıp gidiyordu şarkı.
Ne yalan söyleyeyim Türk müziğinin iki güçlü sesinden dinlediğimde sözün tanınan bir besteciye ait olduğunu düşündüm öncelikle. Ama yaptığım araştırmalar sonrasında “Kusura Bakma” şarkısının Ankara Müzik ve Güzel Sanatlar Üniversitesi İcra Sanatları 3. Sınıf öğrencisi Soner Han isimli genç bir müzisyen tarafından yazıldığını öğrendim. 20’li yaşlardaki genç sanatçı bir yandan yazıyor, bir yandan da şarkı söylüyordu başkentin tanınan mekanlarında.
Soner Han’ın söz ve bestesinin Ebru Gündeş ve Serkan Kaya tarafından seslendirmesinden dolayı onun adına çok gururlandım. Çünkü genç yaşında büyük bir başarıya imza atmıştı. Beslediği bir şarkı, Türkiye’nin iki önemli sesi tarafından sevenlerine ulaşıyordu. Ama o şarkıyı Soner Han’ın yazdığını kimse bilmiyordu.
Ben Gündeş ve Kaya’dan bir gün bu ses sanatçısının elinden tutarak, seslendirdikleri şarkının üstadını onore edilmesini isterdim. Umarım bir gün iki güçlü ses, Soner Han’ı sahnesine alarak, “Kusura Bakma” şarkısını birlikte söylerler. İşte o zaman gözlerde ve gönüllerde daha büyüyecekler. Bundan şüpheleri olmasın…
Yine sosyal medya üzerinden sörf yaparken, Soner Han’ın genç yaşında mücadelesini gördüm her videosunda. Bir yandan üniversitesini bitirmek isteyen bir öğrenci, bir yandan da müzik aletleriyle hayata tutunmaya çalışan başarılı bir genç çıktı karşıma. Ama ne yalan söyleyeyim, ben bu söz yazarından oldukça umutluyum.
Yıllarca sanat dünyasının içinde yer aldım. Söz yazarından, şarkıcısına kadar pek çok isimle bir araya geldim. Karşılaştığım gerçek şuydu: Kimi sanatçı da ses vardı ama enstrüman yoktu. Bazısının da tam tersi. Ama bu genç sanatçımızda her ikisi de mevcut. Onda olmayan tek bir şey var: Sanat dünyasında Soner Han’ın elinden tutan hatırı sayılı bir dost… Şayet genç sanatçısının elinden tutup ona yol gösteren bir üstadı ortaya çıkarsa, genç dostumuzdan yeni bir sanatçı mutlaka çıkacaktır. Gördüğüm kadarıyla kumaşı da sağlam, kalitesi de yerinde.
Soner Han’a da bir tavsiyem var acizane: Sakın pes etmesin. 23 yaşında Türkiye’nin iki güçlü sesine söz veren bir sanatçı, 30’lu yaşlarda daha güçlü eserler icra edecektir. Bundan zerre şüphe etmesin. Çünkü söz ve besteleri onun reklamını şimdiden yapıyor, haberi olsun. Benim önüme bile geldiyse, daha kimlerin de önüne gidecektir.
Soner Han sakın pes etme…
Yazmaya ve söylemeye devam…
Sen birkaç yıl içerisinde iyi bir noktaya geleceksin. Ama öncelikle kendine güvenmelisin. Sen güvenmezsen, kimse sana sahip çıkamaz.
Bekleyip göreceğiz…





















