(The Turkish Post) – Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi’nin ev sahipliğinde düzenlenen Filistin-İsrail savaşına çözüm bulmaya yönelik Kahire Barış Zirvesi’nde konuşan Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, iki devletli çözümün sağlanarak, garantör mekanizmasının sağlanması gerektiğini belirtti.
Bakan Fidan’ın açıklamalarından satır başları şöyle;
“Evrensel değerlerin erozyona uğraması ve sahadaki gerçeklerin çarpıtılması karşımıza çıkmakta. Bu sistem hatasını İsrail istismar etmektedir. Mescid-i Aksa’yı ve Kudüs’teki Müslüman ve Hristiyan kutsal değerlere saygı göstermemektedir İsrail.
Doğu Kudüs’te ve Batı Şeria’da yapmış olduğu yerleşim politikaları ile birlikte orada yaşayan Filistinlilerin haklarına tecavüz etmektedir. Terörle mücadele çerçevesi veya maskesi altında bunu yapmaktadır. İsrail Filistinlilerin çektiği acıları normalleştirmeye çalışmaktadır. Biz buna asla diyoruz. Ne Filistinliler için ne de bir başkası için.
ASKERİ YARDIMLAR İŞGALİ DERİNLEŞTİRMEKTEN BAŞKA BİR ŞEY YAPMIYOR
Şu an Filistin’deki durum bir trajedi, hep öyleydi ancak şimdi daha da kötüleşiyor. Bunu kınamada koşulsuz olmalıyız. İsrail’in sözde zaferlerinin uzun dönemde güvenlik sağlamayacağı onlara anlatılmalı. İsrail bazı ülkelerin güvenliğini açık çek olarak kullanıyor. İsrail’e yapılan askeri yardımlar işgali derinleştirmekten başka hiçbir işe yaramıyor.
2 MİLYON KİŞİ HAPİSTE TUTULUYOR
İsrail Gazze’de 2 milyon kişiyi hapiste tutuyor. Bu kriz, coğrafi tırmanışlarla birlikte global olarak etkilerini gösterebilir. Adil bir çözüm bulunmalı. Türkiye çatışmaların durmasını ve Gazze’ye koşulsuz insani yardım gönderilmesini istiyor.
“GARANTÖR MEKANİZMASI OLMALI”
İki devletli çözüm yoluna geri dönülmesi gerekiyor. Bağımsız Filistin devleti kurulmalı. Daha ötesi bir garantör mekanizması olmalı. Her iki tarafın da adil bir barış için gerekli olan yükümlülüklerini hayata geçirmesini sağlamalıyız. Türkiye bu konseptin gelişmesi için adımlar atmakta ve adil, güvenli ve insan onuruna yakışır bir geleceği bölgedeki herkes için sağlamak için çalışmaktadır. Şimdi artık bunun zamanı gelmiştir.”





















