(The Turkish Post) – Anayasa Mahkemesi (AYM), internet ortamında yayımlanan çok sayıda haber içeriğine yönelik alınan erişim engelleme kararlarına karşı yapılan 502 bireysel başvuruya ilişkin hak ihlali kararına imza attı. İfade özgürlüğünün ihlal edildiği belirtilen kararın gerekçesinde ilgili düzenlemede öngörülen sistemin etkili başvuru hakkı yönünden de “yapısal bir sorun” içerdiği kanaatine varıldığı belirtildi.
Erişime engellenen haberlerin 118’si Diken, 87’si Duvar, 36’sı BirGün, 31’i Artı Gerçek, 11’i Sendika.Org. ve 23’ü ise EngelliWeb içerikleri oldu. Gay Sosyal Ağı’nın web sitesi hornet.com da bu kararlar kapsamında 2020’de erişime yasaklanmıştı.
Erişim engeli kararları arasında Soma’da bir madenciye tekme atan eski Başbakanlık Müşaviri Yusuf Yerkel’in 352 haber içeriğine yönelik aldırdığı karar da yer aldı. 17-25 Aralık yolsuzluk skandalı, MİT tırları davası, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ilişkin karikatür, Bilal Erdoğan hakkında İtalya’da soruşturma başlatılması, Sümeyya Erdoğan ve Berat Albayrak’a ilişkin haberler de AYM’ye taşınan içerikler arasında. Dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu’nun aldırdığı bazı haber yasakları da bireysel başvuruya konu oldu.
502 BAŞVURU BİRLEŞTİRİLDİ
DW Türkçe’den Alican Uludağ’ın haberine göre çeşitli suç ceza hakimlikleri tarafından 2014’ten 2023 yılına kadar son 10 yılda haber içeriklerine getirilen erişim engelleme kararlarına karşı yapılan 502 başvuruyu birleştiren AYM, verdiği kararda ifade özgürlüğü ile etkili başvuru hakkının ihlal edildiğine hükmetti. Bu dosyalardan 352 tanesini de Prof. Dr. Yaman Akdeniz’in kurucusu olduğu İfade Özgürlüğü Derneği’nin yaptığı başvurular oluşturuyor.
Erişim engellerinin kaldırılması için kararın örneğini ilgili sulh ceza hakimliklerine gönderen Yüksek Mahkeme, başvuruculara tazminat ödenmesine de karar verdi. Mahkeme, 10 yıl içinde farklı kişiler adına 90’dan fazla bireysel başvuru yapan avukata tek vekalet ücreti (18 bin 800 TL) ödenmesini de kararlaştırdı.
TBMM’DEN DÜZENLEME YAPMASI İSTENMİŞTİ
Kararın ifade özgürlüğü yönünden gerekçesinde AYM’nin daha önce aldığı “Keskin Kalem Yayıncılık ve Ticaret A.Ş. ve diğerleri” kararına atıf yapıldı. Bu kararda, sorunun yapısal olduğu ve TBMM’den bir yıl içinde yasal düzenleme yapılmasının istendiği anımsatıldı.
Ancak kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasının üzerinden bir yıl geçtiğine işaret edilen kararda, bu kararda kanundan kaynaklanan ihlalin giderilmesi için sağlanması gerektiği belirtilen güvencelerin sağlanmadığı, tespit edilen yapısal sorunun çözümü için gerek yasama organı gerek ilgili kamu otoritelerince bir değişiklik gerçekleştirilmediği ve önlem alınmadığı dikkate alınmadığına işaret edildi.
Kararın “etkili başvuru hakkının” ihlali yönündeki gerekçesinde de itiraz makamlarının kararlarında başvurucuların iddialarını ve delillerini dikkate almadığı, çatışan menfaatleri dengelemeye yönelik bir çaba içinde olmadığı, internet içeriklerine erişimin engellenmesi şeklindeki müdahalenin demokratik toplum düzeninin gereklerine uygunluğunu ve müdahalenin orantılı olup olmadığını değerlendirmediği kaydedildi. Gerekçede “tüm başvurucuların ifade özgürlükleriyle bağlantılı olarak Anayasa’nın 40. maddesinde güvence altına alınan etkili başvuru haklarının ihlal edildiğine karar verilmesi gerektiğine” dikkat çekildi.
AYM, “kişilik haklarını ihlal ettiği” iddiasıyla internet ortamında yapılan yayın içeriğinin çıkarılması veya erişimin engellenmesini düzenleyen 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un 9’uncu maddesinin iptaline karar vermişti. Bu düzenlemeyle internet ortamındaki bir içeriğin “süresiz olarak” engellendiğine işaret edilen kararda, “Bu yönüyle kurallar ifade ve basın özgürlüklerine ağır bir müdahale teşkil etmektedir” denilmişti. 10 Ocak’ta yayımlanan kararın 9 ay sonra yürürlüğe girmesine hükmedilmişti.
KARAR NE ANLAMA GELİYOR?
AYM’nin son kararını değerlendiren iletişim hukuku uzmanı Prof. Dr. Yaman Akdeniz, ihlali “beklenen karar” olarak nitelendirdi. Anayasa Mahkemesi’nin pilot kararında bir sene bekleyeceğini söylediğini anımsatan Akdeniz, “Fakat birleştirilmiş toplu ihlal kararını ancak iki sene sonra verdi. Başvuru detaylarına baktığımızda dosya işlemleri tamamlanmış ve 2014’ten beri bekleyen başvurular var. Dolayısıyla Anayasa Mahkemesi ihlal kararı vermiş olmasına verdi ama bu yaklaşımı birçok sorunu da birlikte getirdi” dedi.
Toplu kararın içeriğinden hiçbir şeyin anlaşılmadığını kaydeden Akdeniz, şu değerlendirmeyi yaptı:
“Halbuki siyasi niteliği yüksek birçok başvuru var. Başvurulara konu kararların önemli bir kısmı Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ailesi, AKP’li siyasetçiler ve AKP’ye yakın gerçek ve tüzel kişiler tarafından aldırılmış kararlar. Kaldı ki AYM 9. maddeyi geçtiğimiz haftalar içinde iptal ettiğini duyurmakla birlikte, iptal kararı 10 Ekim 2024 tarihinde yürürlüğe girecek ve tarihe kadar da sulh ceza hakimleri bu kararları almaya devam edecek. TBMM ise iptal edilen hükmün yerine muhtemelen çok benzer bir hüküm getirecek. Dolayısıyla sansür aynen devam edecek.”





















