(The Turkish Post) – ASLI GÜNEY
İsrail’in Filistin’e yönelik insanlık dışı saldırısının üzerinden neredeyse iki ay geçti. Başta İslam ülkeleri olmak üzere dünya söz konusu drama gözünü kapatıyor. Hatta kulağını kapatanlar da az değil. Bunun birçok sebebi var malum. Öncelikli olarak Hamas denilen yapının İsrail’de sivil yaklaşık 400 masum insanı katletmesi. Bunun kabul edilmesi asla mümkün değil. Öncelikli olarak İslam ülkelerinin söz konusu şiddeti ve terörü amasız, fakatsız telin etmesi gerekiyor. Ardından da İsrail’in insanlık dışı uygulamasına en sert şekilde tepki gösterilmesi gerekiyor.
Burada İslam ülkelerime ayrı bir parantez açmam gerekiyor. Allah aşkına İsrail’in şiddetine birkaç cılız ses haricinde tepki veren bir ülke gördünüz mü? Ben uzaklardan ne gördüm, ne de duydum. Ama Avrupa’nın bazı siyasileri amasız fakatsız İsrail’e tepkisini net olarak gösterdi. Burada İslam medeniyetinden sert ve ortak bir açıklama ve uygulama görmeyi arzu ediyorduk. Ne mi yapabilirlerdi? O kadar çok ki… Öncelikli olarak İsrail ile bütün diplomatik ilişkilerini keseceklerdi. Filistin’e yönelik şiddet eylemi bitene kadarda hiçbir geri adım atılmayacaktı. Ardından İsrail ile olan ithalat ve ihracat işlemleri bitirilecek. Ödemeler ilgili İsrailli şirketlerden acilen istenecekti. Ayrıca İsrail ile iş tutan yan üretim yapan firmalara da geçici süre ambargo uygulaması yapılacaktı. Bununla birlikte İsrail ile turistlik ve ticari gemi faaliyetleri de ikinci bir emire kadar sonlanacaktı.
Yukarıda saydığım konular yapılamaz değil kesinlikle. Hem de sapına kadar yapılabilirdi. Dünya genelinde 30’dan farklı İslam ülkesi var. Bunlar yılın belirli periyotlarında bir araya geliyor. Bazı ortak adımlarla ilgili kararlar veriyorlar. Adına İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) da denilen yapı, İsrail’in saldırısı sonrasında birkaç defa bir araya geldi. Ne mi yaptı? Maalesef birkaç kelimelik üstünkörü kınamanın dışında bir şey yapmadı. Aslında yapamadı desek daha yeridir. İslam ülkeleri adeta bir ülkenin başka bir ülkeyi yok etmesine sessiz kaldı. Daha ne yapabilirdi ki, İsrail askerleri. Akıllara gelebilecek bütün insanlık dışı uygulamaları hayata geçirdiler. Ama İslam medeniyeti yine uyanmadı ne yazık ki. En azından ticareti kesebilirlerdi. Ancak ağababaları ona da izin vermedi. İslam İşbirliği Teşkilatı’nın dişe dokunmayan açıklamalarından güç almış olacak ki, İsrail Gazze’yi adeta mezar şehre çevirdi. Bir ülkede yeter dur diyemedi. Siyasi demagojiler dışında. Bu sözler de artık hiçbir anlam ifade etmiyor dünyada.
Dün de Türkiye’de Filistin’e destek yürüyüşü vardı. Bazı sivil toplum kuruluşlarının organize ettiği mitingler, eylemler çok değerli. Bunu söylemek gerekiyor. Ancak siyasi gövde gösterisi haricinde hiçbir anlam ifade etmiyor dünya ölçeğinde. Benim baktığım zaviyeden binlerce kalabalıktan başka bir şey değil ne yazık ki. Ancak bu mitingin hemen ardından siyasi iktidarın öncülüğünde TBMM’nde bütün siyasi partilerinde ortak kararıyla, İsrail’e yönelik geniş kapsamlı bir ambargo uygulaması alınırsa işte o zaman eylem başarılı olur. Onun dışında dünya genelinde de kalabalık sayısı olarak geçti uluslararası medya. İsrail nezdinde de hiçbir anlam yüklenilmedi. Çünkü eylemler dikkate bile alınmıyor. Hele ki, Türkiye’de yapılan bir etkinlikse.
Şimdi gelelim temel noktaya. İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırılarında hayatını kaybeden Filistinlilerin sayısı 22 bine yaklaştı! Ölenlerin 9 binden fazlası çocuk. Hayatını kaybeden sağlık personeli sayısı ise 326’ya çıktı. Yerleştirme merkezlerinde kalan 50 bine yakın hamile kadının ise temel ihtiyaçlarının bile karşılanamıyor. Artık başta İslam ülkeleri olmak üzere, dünya ülkeleri neyi bekliyor? Bir ırk, yok ediliyor. Hem de çok acı çektirilerek. Temel insani ihtiyaçlarına bile ulaşmasına engel oluyor İsrail hükümeti. Gazze’den he gün ölüm haberleri gelmeye devam edecek. İİT, daha ne kadar susacak. Bu kuruluşun temel amacı bu değil mi? Yeter artık diyecek ve yumruğunu masaya koyacak. Aksi halde 50 bine yakın Filistinli anne adayı, çocuğunu dünyaya getiremeden hayatını kaybedecek. Sadece onlar değil! 50 bin çocuk da daha dünyaya teşrif etmeden, anne karnında ölecek.
Buna dur diyecek kimse yok mu?
Türk siyasi yetkililere sesleniyorum: Lütfen artık eylem zamanı… Siyasi açıklamaları bir kenara bırakın ve eyleme geçin. Sizlerin öncülüğünde İİT da gerekli yaptırım kararlarını acilen alsın. Yoksa her gün ekranlarda Gazze’den gelecek ölü ve yaralı sayısını öğrenmeye devam edeceğiz. Şunu söylemeliyim ki; artık ölümler normalleşti ne yazık ki. Bu da insanlık için çok acı.





















