(The Turkish Post) – ASLI GÜNEY
Ankara, dün güne bombalı bir saldırı haberiyle uyandı. Kızılay’da İçişleri Bakanlığı’nı hedef alan saldırının sabah erken saatlerde olması büyük bir faciayı önledi. Eylemin hemen ardından emniyet güçleri saldırıyı gerçekleştiren teröristleri etkisiz hale getirdi.
Akşam saatlerine kadar eylemi sahiplenen hiçbir örgütün olmaması dikkat çekti. Ancak ilerleyen saatlerde eylemin PKK’nın silahlı kanadı HPG tarafından teyit edilmesi de bazı soru işaretlerini beraberinde getirdi. Terör eyleminin TBMM’nin açılış gününe rast gelmesi, eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya yakın olduğu iddia edilen sosyal medya ordusu ‘Ebabil’ grubunun mevcut Bakan Ali Yerlikaya’yı açıkça hedef göstermesi de soru işaretlerini derinleştirdi.
Şimdi gelin domino taşlarını birlikte yerine yerleştirelim. Çünkü birden fazla soru işareti kafalardaki kuşkuları artırıyor. Önce eylemi ne amaçla yapıldığına bakmak gerekiyor. Çünkü eylemi gerçekleştirdiği iddia edilen örgüte yönelik son dönemde ciddi eylem ortalıkta gözükmüyor. MİT’in yurtdışında yaptığı nokta operasyonları bunlara dahil etmezsek tabii ki. Ancak farz edelim ki, eylem terör örgütü PKK tarafından yapıldı. O zaman asıl güvenlik sorunlarını masaya yatırmak gerekiyor. Bu kapsamda aracın sahibi Kayseri’de veterinerlik yapan bir kişi. Teröristler masum bir vatandaşı önce infaz edip aracını gasp ediyor. Araca bomba yüklüyor. Üzerlerine canlı bomba yeleği alıyor. Ve yanlarında lav silahı bulunuyor. Siz Kayseri’de yaşanan güvenlik sorununu düşünün. Burada ilk sorgulanması gereken Kayseri Emniyet Müdürlüğü. Çünkü infaz ve çalıntı aracın plakası ile ilgili Plaka Tanıma Sistemi’ne (PTS) şüpheli giriş kaydı yapılmış olsaydı, araç Kayseri’yi geçemeden yolda ele geçirilirdi.
PLAKA TANIMA SİSTEMİ ÇALIŞMIYOR İDDİASI
Asıl sorun burada yatıyor. Şayet söz konusu iki fiilde sisteme giriş yapmamışsa, Emniyet Genel Müdürlüğü’nün PTS sisteminin çalışmadığı anlamına geliyor. Burada da mevcut İçişleri Bakanı’na birileri tarafından bir gol atılmak istenmiyorsa tabii ki. Çünkü PTS’nin 24 saat esaslı olarak işletilmesi gerekiyor. Son dönemde artan eylem hazırlıklarından dolayı Emniyet bu birimi sürekli hazır tutuyordu. Ancak görülen köy kılavuz istemiyor. Maalesef ki, PTS bilinçli ya da bilinçsiz olarak kapatılmış durumda. Eylemin önlenememesinin en temel nedeni bu. Kaldı ki, Kayseri ve çevre illerde kontrollü gelmiş olsa da, aracın Ankara girişinde PTS’ye takılmamasının imkânı yok. Bunun altını özellikle çizmek gerekiyor.
SOYLU EKİBİ, YERLİKAYA’YI HEDEF ALDI
Gelelim asıl soruna. Eylemden saatler sonra ise eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’ya yakın olduğu iddia edilen ‘Ebabil Harekatı’ isimli sosyal medya hesabından, “Soylu’ya çay veren çaycıları tespit edip sürmekle çok meşgul olunca, ülkenin tam merkezine, evinin önüne gelen teröristleri takip etmeyi ihmal ettiler. Son teröriste kadar öldürecekmiş… Yok valla, terörist kendi kendini patlattı. Sana zahmet olmasın. Sen bakanlığa geri dön. Soylu’yla çalışmış bürokrat avına devam et.” şeklinde bir paylaşım yapıldı. Söz konusu paylaşım, terör eyleminden daha fazla ses getirdi. Şayet bu paylaşım normal bir vatandaş tarafından atılmış olsaydı, kuşkusuz ağırlaştırılmış müebbetle yargılanırdı. Ama bu hesapla ilgili bir işlemin yapıldığına dair hala bir paylaşım medyaya düşmedi. Gelelim asıl soruna. Bu paylaşım üzerinde düşündüğünüzde hedefin İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ve ekibinin son dönemde organize suç gruplarına ilişkin eylemleri olduğu çok açık. Yerlikaya’nın Saral grubu ve Ayhan Bora Kaplan çetesine yönelik operasyonlarının kesilmesine yönelik bir mesaj olarak algılayan da yok değil açıkçası. Hatta yurtdışında karşılaştığım bazı dostlarımın da Ankara eylemine kuşkuyla baktığını söylemem gerekiyor. Bundan dolayı Emniyet mensuplarının saldırıyla ilgili en ufak bir ayrıntıyı dahi kamuoyuyla paylaşması güvenilirlik açısından büyük önem arz edecek gibi.
Eylemin son hedefi ise şüphesiz Ankara Emniyet Müdürlüğü. Çünkü bombalı saldırının Ankara’nın kalbinde yapılması haliyle Ankara Emniyet Müdürü Engin Dinç ve ekibinin sorgulanmasına neden olacaktır. Söz konusu eylemi tek bir noktada düşünmek kesinlikle doğru değil. Kim ki, bu eylemin talimatını vermişse, aracıları kullanmışsa ve varış noktasını belirlemişse, söz konusu planların hepsini en ince ayrıntısına kadar düşünmüştür mutlaka. Yani eylemle tek bir kuşu vurmak gibi bir düşüncesi asla olmamıştır. Adeta bir kuş kıyımı yapmayı düşünmüş planın ana aktörleri. Terör gruplarının ortaya koymak istediği tez planını da şöyle okumak gerekiyor: Ankara’da korku iklimi havası verilmiş, Kızılay gibi bir noktanın güvensiz olduğu havası işlenmiş, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya’nın bu görev için yetersiz olduğu algısı planlanmış ve Ankara Emniyet Müdürü Engin Dinç ve ekibinin de bu şehir için yeterli olmadığı algısı planlanmış. Terör ve istihbarat üzerine tez çalışması yapan hangi uzmana gitseniz eylemi bu başlıklar altında size yorumlamak isteyecektir.
Ama asıl önemli olan, İçişleri Bakanı Yerlikaya ve Dinç’in bu oyunu nasıl tersine çevirmek istemleriyle ilgili. Çünkü Ebabil Harekatı’nın üzerine mutlaka gitmeliler. Saldırı sonrasında yapılan paylaşımlar anlık bir hisle atılmış olamaz kesinlikle. Perde gerisinde bir tez çalışması var gibi duruyor. Soruşturma derinleştikçe gerçekler ortaya çıkacaktır mutlaka. Soruşturmalara gizlilik kararı getirerek, gerçeklerin ortaya çıkamayacağını da umarım birileri onlara hatırlatır.
Tüm Türkiye’ye ve Ankaralıları çok geçmiş olsun. Umarım bir daha böyle terör eylemleri gerçekleşmez.





















