(The Turkish Post) – ALP YALMAN
Mart ayında yapılan yerel seçimler, iktidar partisi AK Parti’de dengeleri bozdu. Başta Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan olmak üzere, hiçbir partili ülke genelinde böyle bir hezimet beklemiyordu. AK Parti’nin elindeki önemli kalelerin bile CHP’ye geçmesi ise bazı soru işaretleri beraberinde getirdi. Seçimlerin ardından Erdoğan, gerekli dersi aldıklarına dair önemli mesajlar verdi. Yaptığı balkon konuşmasında seçmeni hedef alacak hiçbir ifade kullanmadı. Erdoğan, yılların deneyimli siyasetçisi. Söz konusu mağlubiyetten hem kendi hem de partisi adına kesinlikle gerekli dersleri almıştır. Bundan sonra merakla beklenense Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın nasıl bir strateji izleyecek olması. Ancak kulislere yansıyan bilgilere göre; mayıs ayı içerisinde Erdoğan, kabinde ciddi revizyon adımları atacak. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan haricinde, pek çok bakan koltuğunu devredecek. Türkiye’deki kaynakların aktardığı bilgilere göre; Erdoğan bürokratik bir kadro yerine, yeniden halka temas kurabilen siyasileri tercih edecek.
Türk siyasetini yakından takip ettiğim eski bir dostumla geçtiğimiz günlerde bir araya gelmiştik. Özellikle AK Parti’yi ve Ankara’yı iyi bilen akademisyen dostum, “Erdoğan son dönemin en önemli siyasi figürü. Her zaman çantasında bir B planı mutlaka vardır. O seçimden gerekli dersleri almıştır. Hiçbir zaman kamuoyu istediği için bakanını feda etmez. Ancak son sözü de hep o söyler.” demişti.
Evet dostum haklı. Erdoğan, yaklaşık 20 yıldır böyle bir mağlubiyet yaşamadı. Partisi hep birinci parti oldu. Millet de ona lider olma yolunu gösterdi. Ancak şimdi durum öyle değil. Artık AK Parti hem irtifa kaybediyor hem de kan. Hatta bazı Türkiyeli kaynakların aktardığına göre, gemi su almaya başladı bile. Ancak Erdoğan, son sözünü henüz söylemedi. Şapkadan tavşan henüz çıkmadı. Ancak Erdoğan’ın seçim mağlubiyetinin ardından Cumhurbaşkanlığında kurmayları ile kapsamlı bir çalışma yaptığı söyleniyor. Sadece il, ilçe başkanları, parti yöneticileri değil. Bakanlar Kurulu’nda da ciddi bir revizyon yapacağı iddialar arasında.
Türkiye’den gelen kaynağın aktardığına göre; bu kez ciddi bir neşter vurulacak. Erdoğan öncelikle İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyükşehirlerin il başkanlarını görevden alacak. Çünkü bu şehirlerde AK Parti’nin hiç de ummadığı bir mağlubiyet yaşandı. Ezici bir farkla yenildi AK Parti adayları. Bu farkı adaylar almış olsa da, Erdoğan kırmızı kartın kendisine gösterildiğini bilecek kadar, olgun bir siyasetçi. Bundan sonra mutlaka bir adım atması gerektiğini biliyor. Yoksa büyük emekler verecek lider duruma getirdiği partisi, bir ANAP, bir DYP gibi elinden kayıp gidecek.
Gelelim Erdoğan’ın planlarına. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın önemli bir stratejisi vardır. Siyasete başladığı andan itibaren bu yolu sürekli tercih etti. Geçmişten günümüze pek çok bakanı, siyasetçisi ve bürokratı kamuoyunun hedefi oldu. Ancak Erdoğan, sosyal baskılardan dolayı hiçbir kurmayını feda etmedi. Değişiklik için zamanı her zaman bekledi. Kamuoyu baskısı azaldığı hengamede değişikliği yaptı. Hatta kendine sadık çalışanlarını hep onara etti. Şimdi mart seçimlerinden sonra kamuoyu önünde AK Partililer tartışmaya başladı. Bazı bakanları, milletvekillerini ve teşkilat yöneticilerini hedefe koydu. Erdoğan, bunların hepsini not aldı, aldırdı. Şimdi adım atma zamanı.
Kaynakların aktardığına göre; Erdoğan mayıs ayının ortasını bekliyor. Teşkilatlardan sonra, bu kez neşter parti genel merkezine vurulacak. Kamuoyuyla iletişim kuramayan ve yıpranmış siyasiler geri plana çekilecek. Yerlerine yeni yüzler gelecek. Son adım değişiklik adımı Bakanlar Kurulu’nda olacak. Kaynakların aktardığına göre; Erdoğan bürokratik bakanlardan istediği verimi bir türlü alamadı. Bakanlar seçildikleri şehirlerde halkla sıcak bir temas kuramadı. Bundan dolayı da yenildi beraberinde geldi ne yazık ki.
Şimdi gelelim son noktaya. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın dışında bütün bakanlar topun ucunda. Erdoğan, kabinenin büyük çoğunluğunu değiştirecek gibi duruyor. Ankara’daki kaynaklar da aynı görüşte. Aksi durumda AK Parti su almaya devam edecek. Halkla temas etmeyen bir partiyi Erdoğan bile kurtaramaz maalesef. Ayrıca AK Parti’nin eski ve yeni vekillerinin lüks yaşamları, yurtdışı gezilerindeki paylaşımları ve halkla kopuk yaşaması da erimeyi hızlandıran nedenler arasında. Artık gemi adeta buz dağına çarptı.
CHP’nin halka temas eden ve halk eksenli siyaset oluşturan Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu gibi adayları vizyona çıkarması, partinin kaybetmesinin ana nedenlerinden birisi. Artık 2028 yılına kadar seçim yok. Ancak bu tarih öncesi Cumhurbaşkanlığı seçimi var. Bu zaman dilimine kadar Erdoğan ve kurmayları gerekli adımları atmazsa, atamazsa işte o zaman siz seçmenin tepkisi görün. Aslında AK Partili seçmen AK Parti’yi “yanlış yapıyorsunuz” diye uyardı. Şayet parti gerekli uyarıları alıp, değişiklikleri yaparsa emin adımlarla yoluna devam eder. Aksi durumda gemi, Titanik karaya oturur. Bundan sonra AK Parti’yi Cumhurbaşkanı Erdoğan bile kurtaramaz.






















