(The Turkish Post) – ALP YALMAN
Mart ayında yapılan Mahalli İdareler seçiminde, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Türkiye genelinde birinci parti çıktı. CHP, iktidar partisi AK Parti’yi geride bırakarak, tarihi bir başarının altına imza attı.
AK Parti, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile girdiği bütün seçimlerde, ilk defa ikinci parti konumuna geriledi. CHP yüzde 37,7 ile birinci olurken, iktidar partisinin oy oranı yüzde 36’nın altında kaldı. Bu sonuçlarla muhalefet partisi 1977 seçimlerinden bu yana ilk kez birinci parti konumuna yükseldi.
Ancak Cumhur İttifakının ortağı MHP ile seçime tek başına katılan İYİ Parti’nin oy oranları ise ciddi oranda düştü. Büyük beklentilerle seçime giren Meral Akşener liderliğindeki İYİ Parti ise yüzde 3 civarında bir oy alırken, seçmenini hayal kırıklığına uğrattı. Haliyle partinin baraj altında oy alması, Akşener’e yönelik tepkilere neden oldu. Bundan dolayı da Akşener, 27 Nisan’da yapılacak olan Olağanüstü Genel Kurul’da başkanlığa aday olmayacağını açıkladı. Akşener’in aday olmaması üzerine de parti içerisindeki ağır toplar adaylık yarışına girdi. Ancak Akşener’in aday olmamasına parti içerisinde pek fazla tepki gelmezken, iktidar ortakları Ak Parti ve MHP, Akşener’e “Geri dön” çağrısı yaptı. Şu ana kadar Akşener’in verdiği bir mesaj yok. Ancak kurultay öncesi nasıl bir adım atacak, onu da zaman gösterecek.
Turkishpost, İYİ Parti lideri Akşener’in mağlubiyete götüren yol haritası ile ilgili önemli ayrıntılara ulaştı. Türkiye’deki parti kaynaklarından elde edilen bilgilere göre; kasım ayında CHP Genel Başkanlığı koltuğuna oturan Özgür Özel, Akşener’in kapısını birkaç kez çaldı. Özel, başta Ankara, İstanbul ve İzmir olmak üzere kritik şehirlerde birlikte hareket etme teklifinde bulundu. Hatta bazı kritik illerde de CHP adayı yerine İYİ Parti adayını destekleme taahhüdünde bulundu.
İlk aşamada Akşener, eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile yakalanan parti birlikteliğinin devamı yönünde düşünüyordu. Ancak parti içerisinde bazı kurmaylar, İYİ Parti’nin başta büyükşehirlerde olmak üzere Türkiye genelinde tek başına aday çıkarmasını savundu. İddialara göre; bu fikrin ilk savunucusu da İYİ Parti’nin ilk İstanbul İl başkanı ve İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu’ydu. Partinin Genel Kurul İdaresi kaynaklarından elde edilen bilgilere göre; Akşener Kavuncu’dan bu konuyla ilgili detaylı çalışmasını istedi.
Kavuncu hem MKYK hem de GİK’te partinin kendi adayı ile çıkmasında ısrar etti. Hatta potansiyel belediye başkanlığı kazanılacak yerleri de aktardı. Bazı üst düzey İYİ Parti yöneticileri ise tek başına seçime girmenin istenmeyen sonuçlar doğuracağını Akşener’e aktardı. Ancak Genel Başkan Kavuncu lehine görüş beyan edince, İYİ Parti’nin kendi adayları ile girmesi kararlaştırıldı. Hatta bazı kurmaylar özellikle Ankara’da Mansur Yavaş, İstanbul’da da Ekrem İmamoğlu’nun karşısına partinin bir aday çıkarmasının seçmene anlatılamayacağının altını çizdi.
Ancak bu görüşler bile Akşener’i geri adım attıramadı. GİK’in sonunda da Akşener, Kavuncu’ya “İstanbul adayımız sensin” dedi. Aslında Buğra Kavuncu kazanamayacağını bildiği seçime girmek zorunda kaldı. Kaynaklar, Akşener’in bu kararının İYİ Parti’nin oylarının düşmesinde etkili olduğuna dikkat çekiyor. Aslında dolaylı olarak da Akşener’i bu hataya İstanbul Milletvekili Buğra Kavuncu’nun sürüklediğini öne sürüyorlar.






















