Perşembe, Mart 19, 2026
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Turkish Post
Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
Anasayfa Köşe Yazarı

Ali Bulaç yazdı I Bir krizin tahlili (3)

Modern iktisat, insanın arzularını tahrik etmek suretiyle gerçekte ihtiyaç olmayan nesneleri ve şeyleri “ihtiyaç” olarak sunmaktadır; İnsan arzularının tatmini için hem tabiatın maddi kaynakları yetmemekte, hem de adil bir şekilde paylaşılmamaktadır. Ölümcül rekabetler, devletler arası savaşlar, iktisadi kaynakların paylaşımda ortaya çıkan anlaşmazlıkların sonucudur. 

11/05/2025 09:05
Okuma süresi: 6 dk. okuma
A A
Ali Bulaç yazdı I Bir krizin tahlili (3)
Facebook'ta PaylaşX'de PaylaşBlueskyWhatsapp
Ali Bulaç

Ali Bulaç

97 köşe yazısı

(The Turkish Post) – ALİ BULAÇ

İster ulusal ister küresel düzeyde olsun, sorun iktisadın modern tanımında ve algısında yatmaktadır. Modern iktisatçılar, iktisadı insanın sınırsız ihtiyaçlarıyla, tabiatın sınırlı kaynakları arasında denge kurma bilimi şeklinde tarif ederler. Bu tanımın kendisinde sorun olduğu görmezlikten gelindiğinde, yeryüzünde çözülebilecek tek bir iktisadi sorun olmaz, sorunlar içiçe ve bir sarmal şeklinde sürüp gider. Çünkü insanın ihtiyaçları sınırlı olup sınırsız olan insan arzularıdır. Modern iktisat, insanın arzularını tahrik etmek suretiyle gerçekte ihtiyaç olmayan nesneleri ve şeyleri “ihtiyaç” olarak sunmaktadır; İnsan arzularının tatmini için hem tabiatın maddi kaynakları yetmemekte, hem de adil bir şekilde paylaşılmamaktadır. Ölümcül rekabetler, devletler arası savaşlar, iktisadi kaynakların paylaşımda ortaya çıkan anlaşmazlıkların sonucudur.  Kısaca iktisadın tanımı kendi içinde bir çatışma potansiyeli taşımaktadır. Bu da bizi başka bir tanım yapmaya teşvik eder.

“Büyüme, daha çok büyüme”nin insani fıtratta yol açtığı derin tahribat, ihtiyaç olmayan şeylerin ihtiyaç olarak empoze edilmesinde, kitlelerin buna erişimi için etkili manipülasyonların sürgit işler halde tutulmasında ifadesini bulur.

Şu halde zaman zaman acımasız savaşlara veya iç ve dış sömürüye bir tür sahte meşruiyet kazandıran tanımla ilgili şu soru önemlidir: İktisat bilimi arzularla sınırlı kaynaklar arasında mı denge kurmalı, yoksa ihtiyaçlarla kaynaklar arasında mı? Sınırsız büyümenin motoru ihtiyaçlar (havaic-i asliye) değil, nihayetsiz arzular ve tutkulardır.

Geçmişte Brezilya’da Birleşmiş Milletler’in düzenlediği zirvede “sürdürülebilir kalkınma” kavramı ortaya atılmıştı. İlk anda kulağa hoş gelse de, içinde barındırdığı çelişki bir yana, aslında sürdürülebilir kalkınma, sınırsız büyümenin değişik kılıfıdır, bu sayede “büyüme” yerine “kalkınma” öne çıkarılmış oluyordu. Pilav yemesi tehlikeli olan şeker hastasına bu sefer yine bildik pilav üzerine manto giydirilmiş dolma olarak sunuluyordu.

Kriz, büyüme yerine kalkınma kelimesini ikame etmekle çözülmez. Kalkınmanın kendisini sorgulamak gerekir. Büyüme gibi kalkınma da bir ideolojidir ve politikadır. Daha derinde ekonominin kendisinin salt teknik bir hadise olarak lanse edilmesi hiçbir şeyi değiştirmiyor. Modern iktisatçılar, aynı şeyi bize yeni kılıf altında tekrar tekrar sunmaya çalışmaktadırlar. Bir tık daha ehven gözükse bile, hakikatte büyüme gibi kalkınma ideolojisi de ne mümkündür ne de sahicidir. Mesela ABD’nin 340 milyon nüfusu olduğu hesap ediliyor, ABD’de trafikte sefer halinde olan kayıtlı motorlu araç 284 milyon ve belki daha fazlasıdır. Amerikalılar kolay kolay araba konforundan vazgeçmezler ama bu diğer ülke insanları için de geçerli değil mi?

1,5 milyar nüfusu olan Çin (ABD’nin beş katı) ve yaklaşık aynı nüfusa sahip Hindistan da kalkınma yolunda büyük bir azimle ilerlemektedirler. Çin, Hindistan, Brezilya, Endonezya ve diğerlerinin ABD kadar araba tükettiğini varsayalım, yeryüzündeki canlı hayat ne hale gelir! Kimse Çinlileri vs. Amerikalılar ya da Almanlar gibi araba kullanmaktan vaz geçiremez. Çin hızlı bir büyüme gösteriyor; fakat Çin’in üretici güçleri henüz diğer kapitalist ülke yurttaşları kadar tüketmiyor sadece üretip satıyorlar. Çin’de batılılar gibi tüketen 300, Hindistan’da 100 milyon civarındadır. Günün birinde onlar da tüketiciler olarak sahneye çıktıklarında gezegenin içine düşeceği durumu şimdiden düşünebiliriz.

İktisadi idealler, sebep oldukları krizleri örtbas etmede başarılıdırlar, bu konuda üniversiteler ve kamuoyu oluşturan kurumlar başarılı rol oynarlar, her şey bilimsel, rakamlarla ifade edilmektedir. Mesela Türkiye’de hükümetin kontrolündeki TÜİK, emekliye veya çalışanla kesimlere zam yapılacağı zaman enflasyonu düşürür, devlete ödeme yapılacağı zaman enflasyonu yükseltir.

Belki tarihte her zaman eşitsizlikler olmuştur ama modern iktisadi faaliyetin piyasayı belirlediği çağımızdaki kadar derin ve can acıtıcı eşitsizliğe rastlanmamıştır. Gerçek şu ki, büyüme modeli derin eşitsizliklerin gerçek sebebidir. Ülkeler, bölgeler ve sınıflar arasında derin eşitsizlikleri başka şekilde açıklamaya çalışmak yanıltıcı olur ama bu gerçek ustalıkla örtbas edilir, gözlerden kaçırılır.

Yol açtığı eşitsizliğin yanı sıra söz konusu sınırsız büyüme modeli veya sınırsız sermaye biriktirme tutkusu (kenz) ekolojik dengeyi derinden sarsmakta, çevreyi yaşanamaz hale getirmektedir. Büyüme, gelişme veya kalkınma daha çok çatışmaya ve yoksullaşmaya sebep olmaktadır. Bugün dünya nüfusunun yüzde on yedisi dünya nüfusunun yüzde seksenini kontrol etmektedir. Yakın gelecekte, dünya nüfusunda her insandan sadece biri refah içinde yaşayabilecek, refah içinde yaşayan küçük azınlık kızgınların, yoksul ve dışlanmışların oluşturduğu denizin ortasında kalacaktır. Yeni bir model arayışına girilmediği takdirde belki bu gidişin türümüzün geleceği için ne anlam ifade ettiğini düşünecek vaktimiz kalmayabilir.

Bu durumda, “nereye gidiyoruz?” sorusunu çeşitli açılardan sorabiliriz. Aslında bu suali herkes kendi iç dünyasında soruyor. Ama soru, küresel düzeyde cevap beklemektedir. Mesela Türkiye nereye gidiyor sorusunu ulusal bazda sorduğumuzu zannediyoruz. Benzer soruyu Ürdün de, Hollanda da başka cümle kalıpları kullanarak sormaktadırlar. Soran özneleri arttırabiliriz: İslam dünyası nereye gidiyor, Avrupa Birliği nereye gidiyor, Amerika nereye gidiyor? Nato nereye gidiyor ya da dünya nereye gidiyor vs. Farkında olsun olmasın, soranlar hakikatte bir krizi dile getirmektedirler.

Söz konusu olan birbiri içinde üç daireden oluşan derin bir krizle karşı karşıya bulunuyor olmamızdır. Şuna benzetebiliriz. Ay dünyanın uydusudur, dünyanın etrafında döner, Ayla beraber dünya güneşin etrafında dönüyor, güneş de Vega yıldızına doğru bir sistem halinde akıp gidiyor. Doğru olan şu ki, Ay, dünya ve güneş de bir yere doğru akıp gidiyorlar. Tek tek ülkeler, bölgeler ve dünya da bir yere  gidiyor. Bu gidişi insanın alacağı tavırla ya iyi hale çevirebiliriz ya da kendi kıyametimizi kopuşunu hazırlayabiliriz. Buna karar verecek olan sadece biziz. Sufilerin dediği gibi, “İnsan bozulursa kainât da bozulur; insan ıslah olursa kainât da ıslah olur.”

Burada Müslümanlar olarak cevabını aramamız gereken sorular var:

1.Çığırından çıkmakta olan ekonomik faaliyeti nasıl kontrol edebiliriz? Mevcut durumda Müslümanların kaygısı diğerleri gibi daha fazla büyümeden ibarettir. Zihin o kadar müşevveş ki, “Aydınlanmış müslümanlar” kaynaklarını, Kur’an’ı, Sünnet’i ve geleneklerini bu soruya cevap aramak üzere okuyorlar. Her ne olursa olsun, zihinlerine boca edilen değerleri tecviz edecek bir din oluşturmaya çalışıyorlar. Modern olanla uyuşmayan her dini değer ve hüküm mahkum edilmektedir.

  1. Nasıl bir arada yaşayabiliriz? Bir arada yaşamak hakkaniyeti, adaleti ve ihtiramı gerektirir. Peki, adaleti nasıl tesis edeceğiz, nefretin ve husumetin yerine ihtiramın önemini nasıl ikame edeceğiz? Özgürlük, ahlak ve yaratılış hikmetini bilmeden bir arada yaşamak nasıl mümkün olabilecek?
  2. Ve belki hepsinden önemlisi nefsimizi nasıl kontrol edeceğiz? Bunu en hayati soru olarak görebiliriz. Liberal kapitalizm dediğimiz şey, nefsin isteklerini, tutkularını, doymazlıklarını, heva ve hevesi kışkırtan, onun doyumsuz arzularını ayakta ve diri tutan bir sistemdir ki dinamiği de zaafı da bu noktada toplanmaktadır. İşte, büyüme dediğimiz illetin kaynağı budur. Büyümeyi sağlayan gerçek dinamizm nefsin tutkuları, ihtiras ve arzuları ise nefs sürekli tahrik halinde olmayı zaruri kılar. Eğer nefsi kontrol edebilmenin enstrümanlarını, yollarını bulabilirsek, büyüme ideolojisine karşı da bir çözüm bulabiliriz.

Kriz, insanın içinde bulunduğu derin bir çatışmanın su yüzüne vurmuş şeklinden başkası değildir. İnsan kendisiyle, ötekiyle, tabiatla ve Allah’la çatışma halindedir. O halde bizi bu krizin içinden çıkaracak şey bizi kendi öz varlığımızla barıştıracak şeydir.

Kapitalizmi restore ederek krizin içinden çıkamayız. Sosyalizme geri dönerek ya da sosyalizmden ödünçler alarak da bu krizin içinden çıkamayız. Sosyalizm veya komünizm, şiddetli muhalefet biçimleri gözükseler de, son tahlilde “sistem içi” eleştiri ve muhalefettirler.

Yaşanan çok yönlü krizin bize anlattığı temel gerçekleri üç noktada toplamak mümkündür.

  1. Kriz küreseldir, sosyo-ekonomik ve askeri üssü ABD, felsefi/entelektüel üssü Avrupa’dır.
  2. Bu modernliğin bizzat içine girdiği krizdir.
  3. Yeni bir beşeri hareketliliği anlamlandıramamanın krizini yaşıyoruz. Yer küresi derin, yeni bir beşeri hareketlilik hali yaşamakta, ancak hareket doğru bir anlam ve yol haritasından yoksun bulunmaktadır.

 

Etiketler: ali bulaçbirkrizintahliliÜst Manşetyazdı
Paylaş2Tweet1PaylaşGönderTara
Ali Bulaç

Ali Bulaç

Önerilen Haberler

Ayşem Narlı yazdı I Tembellik ve zihinsel konfora hapsolmak
Köşe Yazarı

Ayşem Narlı yazdı I Tembellik ve zihinsel konfora hapsolmak

Kamil Aslan yazdı I Liverpool hezimetinin sebebi: Zihinsel ve taktiksel dağınıklık
Haber Yorum

Kamil Aslan yazdı I Liverpool hezimetinin sebebi: Zihinsel ve taktiksel dağınıklık

Bünyamin Ünal yazdı I Somatizasyon: Ruhun Söyleyemediği Sözlerin Bedende Yankılanması
Köşe Yazarı

Bünyamin Ünal yazdı I Somatizasyon: Ruhun Söyleyemediği Sözlerin Bedende Yankılanması

Suna Yaman yazdı I Batı’nın ezberlerini yıkan savaş
Köşe Yazarı

Suna Yaman yazdı I Batı’nın ezberlerini yıkan savaş

Popüler Haberler

Turkishpost gündemi belirledi, gayrimenkul zengini iş insanının ölümüyle ilgili eski eşi ve oğlu tutuklandı

Turkishpost gündemi belirledi, gayrimenkul zengini iş insanının ölümüyle ilgili eski eşi ve oğlu tutuklandı

51 yıl sonra ilk kez Kapalı Çarşı’da altın satışı durdu

Uzmanlardan gram altınla ilgili yeni tahmin

Yoğun bakımda unutulan 20’yi aşkın hasta boğularak öldü

Yoğun bakımda unutulan 20’yi aşkın hasta boğularak öldü

Akın Gürlek: Taşınmazların değeri belli, veremeyecek hesabım yok

Akın Gürlek: Taşınmazların değeri belli, veremeyecek hesabım yok

UEFA 4 isimle ilgili Fenerbahçe’den savunma istedi

UEFA 4 isimle ilgili Fenerbahçe’den savunma istedi

4 maçta 1 galibiyetin nedeni belli oldu

4 maçta 1 galibiyetin nedeni belli oldu

Öne Çıkan Haberler (Son 24 Saat)

Tahliye edilen eski İl Emniyet Müdürü Arslan hakkında yakalama kararı

Tahliye edilen eski İl Emniyet Müdürü Arslan hakkında yakalama kararı

Ayşem Narlı yazdı I Tembellik ve zihinsel konfora hapsolmak

Ayşem Narlı yazdı I Tembellik ve zihinsel konfora hapsolmak

Kamil Aslan yazdı I Liverpool hezimetinin sebebi: Zihinsel ve taktiksel dağınıklık

Kamil Aslan yazdı I Liverpool hezimetinin sebebi: Zihinsel ve taktiksel dağınıklık

Trump’tan yeni İran açıklaması: Anlaşma olmamasının sonuçlarını görmek istemezler

Trump’tan İran’a nükleer tehdit: Katar’ı bir daha vurursanız Güney Pars’ı haritadan silerim

“Türkiye İsrail’e lojistik sağlayacak” iddiasına yalanlama

“Türkiye İsrail’e lojistik sağlayacak” iddiasına yalanlama

“Kasaplara tavuk parçalama izni verilirse fiyatlar yüzde 30 düşer”

Bayram öncesi tavuk fiyatlarına yüzde 25 zam

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Cinsel saldırıya uğradığını söyleyen üniversiteli genç kız ile ilgili şok gerçek

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

Erdoğan’dan Bahçeli’ye Öcalan desteği

‘Kredi Kartı Vergisi’ için yeni teklif: 1 milyon limiti olandan 10 bin TL kesilsin

Kredi kart limitini düşürten geri yükseltemiyor

Akın Gürlek: Taşınmazların değeri belli, veremeyecek hesabım yok

Akın Gürlek: Taşınmazların değeri belli, veremeyecek hesabım yok

Adalet Bakanı Akın Gürlek rol aldığı diziyi açıkladı

Adalet Bakanı Akın Gürlek rol aldığı diziyi açıkladı

İllere göre bayram namazı saatleri

İllere göre bayram namazı saatleri

Çanakkale’nin gayrimüslim şehitleri

Çanakkale’nin gayrimüslim şehitleri

Hakkında

Amacımız, haberlerde tarafsızlık, bağımsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı kalarak, okuyucularımıza en güvenilir ve en nitelikli haberi sunmaktır. Türkiye'de ve dünyada sağlık, ekonomi, siyaset, yaşam, spor, teknoloji, tarih ve gündeme ait gibi birçok alanda geniş bir haber yelpazesi sunarak, okuyucularımıza çeşitli konularda farklı bir bakış açısı kazandırmayı, Türkiye'de, dünyada neler oluyor, Dünyada da Türkiye'de neler oluyor diye merak eden insanların doğru habere zamanında, yazılı ve görsel olarak ulaşacağı büyük bir medya grubu olmayı hedefliyoruz.

false

Bizi takip edin

Kategoriler

  • Bilim-Teknoloji
  • Çalışma Hayatı
  • Çevre
  • Dünya
  • Edebiyat Deneme
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Foto Galeri
  • Gezi İzlenim
  • Gündem
  • Günün Yazarı
  • Güvenlik
  • Haber Analiz
  • Haber İzlenim
  • Haber Kulis
  • Haber Portre
  • Haber Yorum
  • Köşe Yazarı
  • Kültür-Sanat
  • Magazin
  • Medya
  • Özel Haber
  • Özel Röportaj
  • Politika
  • Sağlık
  • Son Haberler
  • Spor
  • Tarım-Hayvancılık
  • Türkiye
  • Yaşam
  • Yorum

Son Haberler

  • Tahliye edilen eski İl Emniyet Müdürü Arslan hakkında yakalama kararı
  • Ayşem Narlı yazdı I Tembellik ve zihinsel konfora hapsolmak
  • Kamil Aslan yazdı I Liverpool hezimetinin sebebi: Zihinsel ve taktiksel dağınıklık
  • Trump’tan İran’a nükleer tehdit: Katar’ı bir daha vurursanız Güney Pars’ı haritadan silerim

Gizlilik ve Güvenlik

  • Gizlilik Politikası
  • Kullanım Koşulları
  • Çerez Politikası
  • Künye

 


 

İletişim
[email protected]
Whatsapp
+1 (224) 817-1794

Tekrar hoş geldiniz!

Aşağıdan hesabınıza giriş yapın

Parolanızı mı unuttunuz?

Parolanızı alın

Parolanızı sıfırlamak için lütfen kullanıcı adınızı veya e-posta adresinizi girin.

Giriş yap

Yeni çalma listesi ekle

Sonuç bulunamadı
Tüm sonuçları göster
  • Son Haberler
  • Gündem
  • Türkiye
  • Dünya
  • Ekonomi
  • Spor
  • Yaşam
  • Kültür-Sanat
  • Bilim-Teknoloji
  • Language
    • English
    • العربية

© 2023 Turkish Post Haber - Tüm hakları saklıdır.

Sitemizde deneyimlerinizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz. Web sitemizde gezinmeye devam ederek bu çerezlerin kullanımına izin vermiş olursunuz. Gizlilik Politikası & Çerez Politikası.