(The Turkish Post) – Eskişehir’deki orman yangınına müdahale sırasında alevlerin arasında kalarak şehit olan AKUT gönüllüsü Bayram Eren Arslan’ın babası Gürsel Arslan, oğlunun yaşamını adadığı fedakârlığı anlattı.
En son Adıyaman’daki depreme giden Arslan, bir ay sonra evine döndü. Babası, “Ellerinin ve tırnaklarının morardığını gördük. Evde durmuyordu, çağrıldığı her yere koşturuyordu,” dedi. Yangında şehit olanlar arasında 5 orman işçisi ve 5 AKUT gönüllüsü bulunuyor.
ACININ GÖLGESİNDE GURUR
Yangında ağır yaralanan bir orman işçisinin tedavisi sürerken, diğer 6 yaralı taburcu edildi. Hayatını kaybeden orman işçilerinin cenazeleri kimlik tespiti ve DNA incelemesi için Ankara Adli Tıp’a gönderildi.
Oğlunun hem AKUT hem Türk Hava Kurumu’nda gönüllü olduğunu dile getiren Gürsel Arslan, “Çocuklara uçak eğitimi veriyordu, sonra da AKUT’a yazıldı. Gitme dedim ama durmadı. Depremden geldiğinde elleri mor, tırnakları yoktu,” diyerek oğlunun kararlılığına dikkat çekti.
HER GÖREVE KOŞUYORDU
Şehit babası Arslan, oğlunun görev aşkını, “AKUT’taki abileri nereye çağırsa anında giderdi. Ters rüzgarın ortasında kalmış, haber alamadık,” sözleriyle anlattı.
Oğluyla gurur duyduğunu vurgulayan baba Arslan, “Televizyonda iyi olduklarını görünce sevinirdik ama biz burada dokuz doğuruyorduk. İnsanları kurtardıkça gururlanıyorduk. Ellerine baktıkça gurur duyuyordum,” dedi. Yangında dumandan zehirlendiği ve ardından yandığı bilgisi verildi. Doktorlar, son haliyle gösterilmesini uygun bulmadı.
HATIRA ORMANI TALEBİ
Gürsel Arslan, oğlunun anısını yaşatmak için bir hatıra ormanı oluşturmak istiyor. “Valimiz aradı, belediye başkanımız yanımdaydı. Sadece bir yer versinler, ben kendi imkanlarımla ağaçlandıracağım. Oğlumun ya da tüm arkadaşlarının adını yaşatmak istiyorum,” dedi. Baba Arslan’ın bu isteği, çevresinden de destek gördü.
İNSANLIK İÇİN YAŞADI
Oğlunun fedakârlıkla dolu hayatını anlatan Gürsel Arslan, “Kızım, ‘Abim o kadar insanı, ağaçları, çiçekleri kurtardı, cennete gitti, sen neden ağlıyorsun’ dedi.
Endüstri mühendisliğini bitirmişti, pilotluk eğitimi almıştı. AKUT ve Türk Hava Kurumu gönüllüsüydü. Kendi ofisini kurmuştu ama işi bırakıp görevlerine koşuyordu. Son olarak Bursa’da eğitim aldı, Bolu’da keçi kurtarmaya, Çubuk’ta kaybolan birini aramaya gitmişti. Sürekli dışarıdaydı. Motordan kaza yapar diye sattırdık, araba aldık, ama kader böyleymiş,” sözleriyle duygularını paylaştı.























