(The Turkish Post) – Mehmet Ağar, İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’ye yaptığı ziyaret hakkında “Ben, her İçişleri Bakanı, Adalet Bakanı, Emniyet Genel Müdürü, Ankara ve İstanbul Emniyet Müdürleri değiştiğinde ‘hayırlı olsun’ ziyareti yaparım. Adalet Bakanı Akın Bey, cumartesi Ankara’da değildi. Daha sonra onu da ziyaret edeceğim” dedi. Ziyaret sonrasında gündeme gelen Susurluk süreci başta olmak üzere eleştirileri hatırlattığımda Ağar, “O eleştirilere bakarak hayatımı şekillendirmem. Her adımım memlekette olay oluyor. Kimseyi ikna etmek gibi bir derdim yok” dedi.
T24’ten Tolga Şardan, gündem oluşturan Ağar ziyaretini köşesine taşıdı. Şardan’ın yazısının konuyla ilgili kısmı şöyle:
Çiftçi’nin en dikkat çeken ziyaretçileri arasında eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar vardı kuşkusuz. Yeni bakan, yine önceki Büyüteç’te aktardığım üzere 1996’daki Refahyol iktidarının ilk kaymakamlarından. Çiftçi’nin kazandığı kaymakamlık sınavının yapıldığı dönemin İçişleri Bakanı Ağar’dı.
Edindiğim bilgiye göre Ağar, Çiftçi’nin daveti üzerine ziyarete gitti. Davetin gerekçesi ise, Çiftçi’nin, eski bakanın tecrübelerinden faydalanmak istemesi.
Fotoğrafın sosyal medyada yayımlanmasıyla birlikte başlayan tartışma sebebiyle eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar’la telefonla görüştüm.
Ağar, İçişleri Bakanlığı’nın kendi gelenekleri bulunan bir kurum olduğunu belirterek söze başladı. Ağar, yeni Bakan Çiftçi’ye ziyaretini bu amaçla gerçekleştirdiğini vurgularken, “Ben, her İçişleri Bakanı, Adalet Bakanı, Emniyet Genel Müdürü, Ankara ve İstanbul Emniyet Müdürleri değiştiğinde ‘hayırlı olsun’ ziyareti yaparım. Yeni Bakan’ın ayrı bir özelliği var. Benim İçişleri Bakanlığı dönemimde kaymakam olmuş. Benden 34 yıl sonra Erzurum Valiliği yaptı. Erzurum’dan ciddi müştereklerimiz var. ‘Hayırlı olsun’ amacıyla randevu istedim. Verince gittim. Daha önce Ali Yerlikaya’ya da gittim. Adalet Bakanı Akın Bey, cumartesi Ankara’da değildi. Daha sonra onu da ziyaret edeceğim” dedi.
Ziyaret sonrasında gündeme gelen Susurluk süreci başta olmak üzere eleştirileri hatırlattığımda Ağar, “O eleştirilere bakarak hayatımı şekillendirmem. Her adımım memlekette olay oluyor. Susurluk konusu her açıldığında da ‘Ben, Cumhuriyet tarihinde TBMM’de bağımsız olarak soruşturulan ve aklanan tek insanım. Zamanın Başbakan’ı merhum Bülent Ecevit’e gittim, teşekkür için. Bana, ‘Sizi MİT’ten, Genelkurmay’dan sordurduk. Üçüncü derece akrabalarınıza kadar sordurduk. Bir şey bulamadık. Hatta dedeniz Elazığ’da milli mücadelede yer almış’ dedi. Şimdi bu konuşmanın canlı tanığı Hüsamettin Özkan’dır. Makam odasında o da vardı. Kimseyi ikna etmek gibi bir derdim yok” dedi.
Bu arada koltuğuna oturduktan sonra ilk açıklamasını yapan Çiftçi, “Çetelerin tepesine çökülecek, vatandaş huzurla uyumuyorsa İçişleri Bakanı da uyumayacak. Bir anne baba çocuğu sokağa çıkarken endişe ediyorsa Mustafa Çiftçi de endişe edecek” dedi.
Çiftçi’nin açıklamasında hedeflenen suçla mücadele planlamasının “gelecek zaman” kipiyle anlatılması, selefi Ali Yerlikaya’nın yaptıklarını “bir kalemde silmek” gibi duruyor.
Daha önce Yerlikaya’yı hatalarından ve yanlış yaklaşımlarından dolayı Büyüteç’te epeyce eleştirdim. Fakat Yerlikaya’nın çetelerle mücadelesi dikkat çekiciydi.
Buna rağmen Yerlikaya’nın -üstelik kendisinden önceki dönemlerde yapılandıkları bilinen- suç örgütleriyle mücadelesini görmezden gelmek yeni bakan için şık olmadı.
Çiftçi’nin, Yerlikaya – Tunç ikilisinden kurtulduklarını düşünenlerin gösterdiği istikamette yaklaşım sergilemesi, henüz maçın başında “iletişim hatası” olarak görülebilir.























